"Şu an yapabileceğim yegâne şey," dedi kendi kendine, kendi adımlarıyla adamların adımlarının aynı olması düşüncelerini onaylıyordu, "şimdi yapabileceğim yegâne şey, her şeyi sakin sakin ayırt eden aklıma sonuna kadar mukayyet olmak.
Hep taşıyamayacağım kadar çok yükü taşımaya çalışırdım ve üstelik kabul edilebilir bir amaç için de değil. Bu doğru değildi. Şimdi de bir yıldır süren davanın bana hiçbir şey öğretemediğini mi göstermeliyim? Kavrama gücü zayıf bir adam gibi mi göçeyim? Arkamdan, davanın başında onu sonlandırmak istediğimi, şimdi sona gelindiğinde ise onu yeniden başlatmak istediğimi mi söylesinler? Arkamdan bunların söylenmesini istemiyorum. Bana bu yolda yarı sağır, anlayışsız adamlar gönderdikleri ve gerekli olanı kendime söylemeyi bana bıraktıkları için şükran borçluyum."