Cheeco

Başımızdan geçen binlerce deneyimden olsa olsa bir tanesini dile getiririz. Söylenmeden kalan bütün o deneyimlerin altında hayatımıza belli etmeden biçimini, rengini ve tınısını verenler saklıdır.
Sayfa 311 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sınırsız açıkgözlülük mümkün değildir. Bizim gücümüzü aşar. Susmak zorunda kalarak yalnız olmak diye bir şey de yoktur.
Sayfa 309 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
Ruh gerçeklerin bulunduğu bir yer midir, yoksa sözüm ona gerçekler başkaları ve kendimiz hakkında anlattığımız hikayelerin aldatıcı gölgelerinden mi ibarettir. Bir insanın ruhu, bizim klişeleşmiş, yavan açıklamalarımızın bize yutturmaya çalıştığından çok daha karmaşıktır derdi. Her şey çok daha karmaşık. Her saniye daha da karmaşık. 'Birbirlerini sevdikleri ve hayatı paylaşmak istedikleri için evlendiler'; 'Paraya ihtiyacı olduğu için hırsızlık yaptı'; 'Kırmak istemediği için yalan söyledi': Ne gülünç hikayeler bunlar! Biz tabaka tabakayız, içimiz uçurum dolu, ruhumuz yerinde duramayan cıva gibi, huyumuzun rengi ve biçimi durmadan salladığımız bir çiçek dürbünündeki gibi değişir.
Sayfa 307 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
Neyi telafi etmek istiyordu? Bir şeyi telafi etmek istiyordu demek doğru olur mu? 'Eskiden Estefânia konusunda beni yanlış anladın,' demedi bana. Şunu dedi: 'Ben o sırada her şey hakkında konuşabiliriz sanmıştım, aklımızdan geçen her şey hakkında. Biz hep öyle yapardık, unuttun mu?' Bu sözlerden sonra birkaç saniye, sadece birkaç saniye boyunca birbirimize kavuşabileceğimizi düşündüm. Sıcacık, harika bir duyguydu bu. Ama silinip gitti. Jorge'nin iri burnu, gözlerinin altındaki torbalar, sararmış dişleri. Eskiden bu yüz benim içimdeydi, benim bir parçamdı. Şimdiyse dışarıda kalıyordu, asla benim içimde yer almamış bir yabancının yüzünden daha yabancı olarak. Göğsümün içi öyle yırtıldı ki, öyle yırtıldı ki.
Sayfa 305 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
SOLİDÃO FURIOSA. ÖFKELENDİREN YALNIZLIK.
Yaptığımız her şeyin yalnızlık korkusundan yapıldığı doğru mu? Hayatımızın sonunda pişmanlık duyacağımız her şeyden vazgeçmemiz bu yüzden mi? Düşündüklerimizi nadiren söylememizin nedeni bu mu? Yoksa niye bütün şiddetli geçimsizlik çekilen evliliklere, yalancı arkadaşlıklara, can sıkıcı doğum günü yemeklerine tutunup kalıyoruz ki? Bütün bunlardan vazgeçseydik, sinsice gelişen şantaja bir son verseydik ve kendimize tutunsaydık, ne olurdu? Bastırılmış arzularımızın ve onların tutsaklaştırılmasına duyduğumuz öfkenin bir fıskiye gibi fışkırmasına izin verseydik? Çünkü korkulan yalnızlığın temelinde ne vardır aslında? Söylenmeyen sitemlerin sessizliği mi? Evlilik yalanlarının ve dostane yarı-gerçeklerin mayın tarlasından soluğunu tutarak görünmeden geçmek için duyulan zorunluluğun olmaması mı? Yemek yerken karşımızda kimsenin oturmaması özgürlüğü mü? Yaylım ateşi gibi süren buluşmalar kesildiğinde önümüzde açılan zamanın bolluğu mu? Bunlar harika şeyler değil mi? Cennetsi bir durum? Öyleyse neden korkuyoruz bunlardan? Nesnesini düşünmediğimiz için var olan bir korku mu duyuyoruz sonunda? Düşüncesiz ana-babalar, öğretmenler ve papazlar tarafından kafamıza sokulmuş bir korku? Özgürlüğümüzün ne kadar büyüdüğünü görselerdi başkalarının bize imrenmeyeceklerinden nasıl bu kadar emin olabiliyoruz?
Sayfa 302 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu