Okurum sizin için değil şu kalabalık içerisindeki yalnızlığımı paylaşmak için. Arkadaş edinmeyi severim ama çıkar veya ego üzerine kurulmayanı. Her insan gibi hatalarım var ve bedelini yasıyorum, bundan kime ne ...
DANCE MONKEY....
They say oh my God I see the way you shine
Take your hand, my dear, and place them both in mine
You know you stopped me dead while I was passing by
And now I beg to see you dance just one more time
Ooh I see you, see you, see you every time
And oh my I, I, I like your style
You, you make me, make me, make me wanna cry
And now I beg to see you dance just one more time
youtube.com/watch?v=5rSwqbc...
“Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.”
Kitap hoşuma gitti bir çok kez psikiyatriste bende giden biri olarak diyebilirim ki yazarın analizi doğru maalesef bize bir tanı koymaya çalışılırken depresyon , yeme bozukluğu , bağımlılıklar ve fobi gibi genel tanılarla ilgileniliyor, varoluşsal sebeplerden oluşan rahatsızlıklar hiç kimse ilgilenmiyor. Kendi içimizde ki varoluşsal virüslerle başa çıkmayı düşünenler için tavsiye ederim ve psikoloji hakkında tanı koymakla meşgul arkadaşlara da ders kitabı olarak okutulmasını şiddetle tavsiye ederim.