Birçok mutsuz kimse için boş ve anlamsız bir kelimedir yarın, işte ben de yarına karşı hiçbir inanç beslemeyenlerden biri oluyordum; birkaç saatlik bir mutluluğu elde edince, bu bir kaç saat içinde haz dolu bütün bir hayat yaşadım.
Sayfa 59 - Notos Yayınevi, çev. Cemal Süreya·Kitabı okudu
"Bu dünyada insan aklının yüksek manevi belirtilerinden başka her şeyin önemsiz ve bayağı olduğunu siz de bilirsiniz. Akıl ve zeka, insanla hayvan arasında keskin bir sınır meydana getirir; insanın tanrısallığını ima eder, hatta bir dereceye kadar, bulunmayan ölümsüzlüğün yerine bile geçer. Buna göre akıl ve zeka, zevklerin biricik kaynağını oluşturur. Oysa biz çevremizde akıl ve zekanın varlığını ne görüyor, ne de işitiyoruz. Şu halde biz sevinçten, zevkten yoksunuz. Evet, gerçi bizim kitaplarımız var ama bu, canlı konuşmalardan, karşılıklı ilişkilerden büsbütün başka bir şey. Pek de doğru olmayan bir karşılaştırma yapmama izin verirseniz, kitaplar nota, konuşma ise şarkının ta kendisidir.
"Biz hiçbir şey, hiçbir şey olamayız!... Azizim bir zayıf adamlarız!... Ben ilgisiz bir adamdım. Sağlam ve cesur düşünürdüm. Ama cesaretimi yitirmem için yaşama biraz sertçe dokunmam yetti. Tam bir dermansızlık... Biz zayıf insanlarız, acınacak insanlarız. Siz de öylesiniz azizim... Siz akıllı ve soylusunuz! Annenizden emdiğiniz sütle birlikte, ondan soylu huylar kaptınız! Ama yaşama atılır atılmaz yoruldunuz ve hastalandınız! Zayıfız, zayıf!..."
"Melun yaşam!" diye homurdandı. "İşin acı ve can sıkıcı yanı bu yaşamın, çekilen acılara karşı bir ödülle ya da operada olduğu gibi aşırı bir saygı ve ululamayla değil de ölümle bitişidir..."