Fakat yüzüncü defa olarak söylüyorum ki, insanın kasten, şuurlu olarak zararlı, manasız, hatta son derece budalaca bir arzuya kapıldığı bir durum, tek bir durum vardır: Yanlız akla uygun şeyler istemek zorunda kalmayıp, ne kadar manasız olursa olsun istemek hakkına sahib olmak. Bu manasız istek, hele bazı hallerde bizim için bütün dünya nimetlerinin üstünde bir değer kazanabilir baylar. Bazen bize açıkca zararı dokunduğu ve çıkar üzerine en akla yakın düşüncelerimize taban tabana zıt düştüğü durumlarda bile, bütün öbür çıkarlardan daha çok fayda sağlayabilir, çünki bizim için en önemli, en değerli bir varlığı, şahsiyyetmizi, özelliğimizi korumaktadır.
Son zamanlarda, karşılıklı bağımlılığın o kadar kötü olup olmadığını tartıyordu. Arkadaşlıklarından zevk alıyordu, kimseye de bir zararı yoktu, dolaysıyla bağımlı olsa kime neydi? Hem bir ilişki içinde olmak, arkadaşlıktan daha hafif bir bağımlılık değildi. Neden bu yirmi yedi yaşında normaldi de, otuz yedi yaşında tuhaflaşıyordu? Neden bir arkadaşlık, ilişki kadar muteber değildi? Daha bile iyi bir şey olmasının önündeki engel neydi? İki insan ömürleri boyunca yan yana durmayı cinsellik, fiziksel çekim, para, çocuk, mal mülk bağları olmadan, sadece karşılıklı olarak istedikleri ve hiçbir kitapta yazmayacak bir birlikteliğe gönül verdikleri için tercih ediyorlardı. Arkadaşlık, karşıdakinin gıdım gıdım acılar çekmesine, uzun uzun sıkılmasına, arada bir başarı kazanmasına tanık olmaktı. Bir insanın en kötü anlarında yanında olma ayrıcalığından şeref duymak ve karşılığında kendi kötü gününde onun yanında olmasını beklemekti.
Fakat adam nasıl olunurdu ki? Tasvip görecek tek seçenek, çift olarak yaşamak mıydı? (Tek seçenek de aslında seçenek sayılmazdı zaten.) “On binlerce yıllık evrimin, sosyal gelişimin bize sunduğu tek seçenek bu mu?” diye sormuştu Harold’a geçen yaz Truro’da, o da gülmüştü. “Bence Willem” demişti, “senin durumun gayet iyi. Yerleşik düzene geç diye başının etini yediğimi biliyorum; insanın bir eşinin olmasının harika olduğu konusunda da Malcolm’un babasıyla hemfikirim, fakat asıl önemlisi senin iyi bir insan olman - ki zaten öylesin - ve hayatın tadını çıkarman. Daha gençsin. Hayatında ne yapacağına, nasıl yaşayacağına karar vermek için uzun yılların var.”