9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 17:11
Yine severek okuduğum bir Selçuk Altun romanı daha. Öpsem Öldürürler Öpmesem Öldüm. Bu kez ana karakterimiz Veciz And. Veciz 12 Eylül karanlığında anne ve babasını kaybedince asker dedesi tarafından büyütülen genç bir adam. Askerde geçirdiği kaza sonucu uzun bir tedavi sürecinden sonra Pertev Batum'un yardımcısı olarak işe başlaması sonrasında ortaya çıkan hem ailesi hem de Pertev Batum'la ilgili olaylar nedeniyle Veciz kendini gizemli ve çözülmeyi bekleyen olayların içinde bulur. Tabi okuyucu olarak bizlerde. Selçuk Altun’u daha önce okuyanlar bilir, okumamış olanlar için de en belirgin özelliği nedir sorusunun cevabı, metin içerisinde edebiyat, müzik, sanat ve felsefeye yapılan bolca göndermedir. Bu yüzden Selçuk Altun okurken pasif bir okuyucu olmanız mümkün değildir, aktif bir okuyucu olmanız gerekir. Yani bu roman, sadece “okunacak” değil, aynı zamanda “eşlik edilecek” bir metindir demek yanlış olmaz. Kimi zaman bir şarkı, kimi zaman bir film, kimi zaman bir resim size eşlik eder. Hatta çoğu zaman hepsi birlikte eşlik ederler :)) Bunların yanı sıra tarihsel ve toplumsal olayları, edebiyat ve tabi ki kitapları da söylemeden geçmek olmaz. Sözün kısası Selçuk Altun okuyorsanız bilgi bombardımanına da hazırlıklı olmalısınız. Bu kitabın benim için kazanımı şimdiye kadar hiç dinlemediğim Chet Baker ile tanışmak oldu. Kitabın büyük bir kısmında kendisi bana harika müziğiyle eşlik etti. Herkese tavsiye ederim, özellikle caz severlere... Son olarak; Selçuk Altun okuru olmak, sadece bir yazarı sevmekle açıklanabilecek bir durum değildir; bu, aynı zamanda bir okuma biçimini seçmektir. Bence herkes bir defa da olsa okumalı... Keyifle okunsun...
Edebiyat
Öpsem Öldürürler Öpmesem ÖldümSelçuk Altun · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202583 okunma
10/10
·498 syf.··
2026 49. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 00:55
Oldukça durağan başladı. Diğer kitaplardaki soluksuz aksiyonun yerine sanki duygusal karmaşalar daha yoğundu. Ama yine de kötü diyemem. Üçüncü kitapta keşke diğer karakterlerin de kısaca hikayelerini okusak orası çok açık boş kaldı dedirten yazar bu son kitapta o boşluğu doldurmuş. Spensa kaçırılınca onu kurtarmaya gelen ordunun yaşadıklarını, Jorgen, büyükanne, kimalayn, hatta M-bot'u bile okuduk. Hatta ve hatta Brade bile vardı. Çok daha tatmin ediciydi. Savaş kazanıldı, kazıcılarla anlaşma yapıldı. Üstyapı'ya yaşadıkları yerlerden çıkma yasağını yüzyıllardır eziyet gören sümüklüböcekler verdi. M-bot kendini yerinden yarattı. Chet insan olmak istedi, ve M-bot gibi insan olmanın zorluklarından şikayet edip duruyor :). Bütün bu güzel şeylerin yanında büyükannemizi kaybettik. Kahramanca öldü hep hayalini kurduğu gibi. Ve size çok kötü bir haberim var. Yazar kitabın sonunu açık bırakmış. Seri tamamlanmış sözde lakin ortada kayıp bir dünya olduğunun üstüne basa basa bitirmiş yazar. Ve şimdi de devam niteliğinde yeni bir üçleme bekleniyormuş. Okumadan önce o kadar araştırmama rağmen bundan 4 kitabı da bitirince haberim oldu ve büyük bir hüsran, hayal kırıklığı. Gerçekten çok merak ediyorum üstyapının eski dünyaya ne yaptığını, orada hâlâ insanların yaşayıp yaşamadığını. Tamamlanmamış serilerden nefret ederim. Neyse ki ilk kitabın yayınlanma tarihi yakın bir zamanda belki okuma fırsatım olur.
MuhalifBrandon Sanderson · Doğan Kitap · 202526 okunma
Reklam
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2026 163. kitabı
Satış rekorları kırmızı sağlayacak 12 mükemmel strateji satış konusunda kendini gerçekten geliştirmek isteyenler için kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap 
Kusursuz Satış MakinesiChet Holmes · Mediacat Kitap · 20124 okunma
7/10
·232 syf.··
2026 8. kitabı
Yüzbaşı C.J Wyle’ın günlüğüne Pasifik okyanusunda mahsur kaldıkları günleri not eden gazeteci, stajyer ve küçük ergen Gideon ile köpeği Plymouth, e tabi bir de mahsur kaldıkları yelkenliye yapışıp kalan dev kalamar. Evli çiftimiz Jenny ve Mark’ın bir komşuları var, Chet Rolson ve ona ait olan Rolson Metamfetamin Laboratuarı.Hatta Chet’in, evinin arka bahçesindeki bir kafeste kaplan var ve geceleri tüm mahalleyi ulumalarıyla rahatsız ediyor.Ta ki bir gün o uluma kesilene kadar. 7 tane kıyamete şahit olan ve sekizincisi yaşanmadan önce öleceğine emin olan kadın.Aslında şu anda sevgilisiyle bir kafede otursa da o, beyninin içinde gelecekte kocası ve oğluyla yaşadığı hayatı görüyor, hatta öldüğü ve sevdiklerinin o gittikten sonra ve hatta kıyamet de yaklaşırken yaşadıkları şeylere şahit oluyor.Kehanet midir yoksa lanet midir bilinmez.Düt sesinin kıyamet habercisi olduğunu kim tahmin edebilirdi ki? Katie, uzaya aşık ve Alex ona kendi çizdiği yıldız haritalarını vermeyi seviyor ancak 6 hafta önce ayrıldılar ve Katie bir anda Alex’in eski sevgilisine takıntılı bir hale geldi çünkü onda da yıldız haritaları var. Kenton ve Maggie kardeşler, büyüdükleri evi boşaltıyorlar çünkü taşındılar.Taşınmalarının sebebi ise Greenspree denen eğrelti otunun çok fazla yayılarak tarlaları mahvetmesi ve bitkilerle beraber koçan yılanlarınında yayılması çünkü eğrelti otlarını seviyorlar, hem de çok.. İşten atılan bir kadın evinin bahçesine yer edinen bir kurt kırmasını sahipleniyor ve birlikte çok iyi anlaşmaya başlıyorlar ancak çok geçmeden kurdun mahalledeki evcil hayvanların kaybolmasında parmağı olduğu ortaya çıkıyor. Her perşembe sabahı saat altıda mutfak raflarındaki ve buzluğundaki her şey yere düşüyor, İrene ise bu duruma sebep olan şeyin, bir tuşa basarak bu düşme olayının
Ben İyiyim Ama Sen Sanki Dibe BatıyorsunLeyna Krow · Ayabakan Yayınları · 202511 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2025 2. kitabı
Çoğu eser gibi kitaptan filme uyarlama değil, tam tersi. Kitabı okuyunca öğrendim. Kitabın ana karakterleri; okula üniversite senesinin yeni başladığı dönemde gelen ve okula gelmeyi istemeyen ve ailesinden sevgi görmediğini düşünen todd anderson, babası tarafından sıkı bir şekilde denetlenen neil perry, aşk çocuk olacak knox overstreet, kızlarla grupta arası iyi olan ve grubuna ihanet edeni dövüp okuldan atılacak kadar seven charlie dalton, hain richard cameron, ve steven meeks ve pitts. Okul müdürü kavramına uygun son derece disiplinli nolan, latince öğretmeni mcallister ve edebiyat öğretmeni john keating. Ana kahraman olan oda arkadaşları neil, todd; charlie, knox, cameron, pitts ve meeks yakın arkadaşlar. Üniversite hazırlık için çok önemli ve 100 yıllık tarihi yatılı lise olan wilton akademisinde, dönem açılış töreni, ailelerin katılımıyla sıkı ve disiplinli bir şekilde başlar. Burada müdür nolan'ın üzerinde durduğu şey, bu okulu yapan şeylerin gelenek, onur, disiplin ve mükemmellik olduğudur. Ders dışı okul yıllığı görevinden babasının ayrılmasını istemesi üzerine okul, neil için hayal kırıklığıyla başlar. İlk gün tempolu kimya, latince ve trigonometri derslerinden sonra, emekli olan edebiyat hocalarının yerine gelen ve yine bu okuldan mezun john keating, daha önce görmedikleri esneklikte ders işletir. O derste şiir okutarak çocukların aklına soktuğu şey, carpe diem yani anı yaşadır. Bugünün akşamında knox, babasının arkadaşı olan birisinin evine akşam yemeğine gider ve welton lisesinden atılmış oğlu olan chet'in kız arkadaşı chris noel'e aşık olur. Bir gün yemekhanedeyken, neil, kütüphaneden bulduğu okul yıllığını heyecanla arkadaşlarının yanına getirir ve ededbiyat hocaları keating'in bölümünü gösterir; başarılı olmasının yanında "çapkın ve ölü ozan" yazar.
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
Son güzel günlerimizi ne de sıcacık anlatmış yazar. Üstelik o yıllarda o yaşlarda olmamasına rağmen sanki bizzat yaşamış gibi anlatabilmesi kolay şey değil. Chet Baker'a, Charlie Parker'a, Kesmeşeker'e, Jim Morrison'a, Queen'e, Pink Floyd'a ve daha nicelerine selam vermeyi ihmal etmemesi de sanatının sadece yazmakla kalmadığının göstergesi. Sanki yan komşumuzsun Aziz Koral.
Edebiyat
Vuslatlar FasaryaSonat Yurtçu · Everest Yayınları · 202464 okunma
Reklam
Reklam