“Bu kitabı ilk kez okuyorsanız ve travmatik bir deneyim geçmişine sahipseniz içerikte son derece rahatsız edici unsurlar bulunduğunu unutmayın ve okuma hızınızı buna göre ayarlayın.” diyor kitabın başında. Gerçekten o kadar korkunç, ağır vakalar var ki içerisinde, okurken çok üzüldüm. İşin kötüsü de bunları çocukların yaşıyor oluşları. Henüz hayatla alakalı hiçbir algıya sahip olmayan yalnızca sevgi görmesi ve oyun oynaması, hayatı keşfetmeye çalışması gereken çocukların bunlara maruz kalması çok çok üzücü :( Hem de hiç hak etmeden -hoş bunları hiçbir yaş grubundaki insanlar hak etmez- Yalnızca bir kere yaşanılacak bu hayata bu kadar sıfır geriden başlamak, en temel duyguları hiç hissedememek hatta bilememek…
“Çocukluk travması” kavramı psikolojide ilgimi çok çekiyordu. Yetişkinler de seanslara gittiğinde hep çocukluğa iniyorlar ve bu çok aşina olduğumuz bir şey. Bu yüzden merak ediyordum. Tamamen hak etmeden, bilincinde olmadan çocuklukta başlarına gelen bu travmatik olaylar (sanki aslında engelli doğmak gibi) insanlarda gerçekten “kalıcı” etkiler mi bırakıyor? Uzun süreli terapilerle, ilaçlarla bunları düzeltemez miyiz? Ve ne yazık ki bu kitapta bunun cevabını hayır olarak aldım :( Çocukluk travmalarına ancak bununla “daha iyi şekillerde” yaşayabilmek için yaklaşıyorlar (ki kitapta çocukların gelecekte hayatlarını inşa etmeleri ve güzelleştirmelerine de değiniyor vakaların sonunda, bunlara da tanıklık etmiş olmak beni çok mutlu etti) Yani bu çocuklarda ancak minör değişiklikler yapabiliyoruz onların hayata ve kendilerine bakış açılarını geliştirebilmek adına. Beyin gelişimimizin en majör olarak geliştiği (daha hızla, daha kolaylıkla ve daha kalıcı) ve şekillendiği ilk 3 (5) yılda yoğun strese maruz kalmış çocuklar bu durumu ne yazık ki hayatları boyunca
“Ateş ısıtabilir veya yakıp yok edebilir, su susuzluğu giderebilir veya boğabilir, rüzgar okşayabilir veya kesebilir. İnsan ilişkileri de böyledir: Birbirimizi hem yaratabilir ve yok edebilir hem besleyebilir ve dehşet içinde bırakabilir hem de travma yaşatabilir ve iyileştirebiliriz.”