Eray Gümüş

Eray Gümüş
@chicko
he/him Tıp 4/6 *temet nosce*
Kuşadası
5 Temmuz 2001
20 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı

Eray Gümüş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·126 syf.··
21 saatte okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2024 20:13
·
2024 8. kitabı
Johann Wolfgang Von Goethe
7.5/10 · 150bin okunma
Reklam
“…Ayağa kalktım, lambamı hücrenin dört duvarında gezdirdim. Yazılarla, resimlerle, garip biçimlerle, birbirine karışan, yarı silik yarı okunaklı adlarla doluydu bu duvarlar. En azından her mahkum bir iz bırakmak istemiş olmalıydı buralara.”
Puan vermedi·160 syf.··
2024 7. kitabı
Victor Hugo’nun bir taşlama,hiciv eseri. Kendisi bir gün bir idam olayının gerçekleşme anına rastlamış ve bundan çok etkilenmiş. Bunun insandışı bir uygulama olduğunu düşünüyor, tabii ki haklı olarak. Yani büyük suçlar işlemiş kimseleri tabii ki de cezalandırmamız gerekiyor ama bu şekilde değil. (“Suç hastalıktır, suçlu ise hasta. Yok edilmesi değil tedavi edilmesi gerekmektedir.”) İdamın ne derece doğru bir hüküm olduğunu başkarakterin düşünceleri üzerinden bizim vicdanımıza dokunarak aktarıyor. Karakterin psikolojik tahlilini o kadar öz ve etkili bir şekilde yapmış ki onunla giyotine sanki ben de gidiyormuş gibi hissettim. Onun içerisinde bulunduğu çaresizliği ve umutsuzluğu, hayatının o karardan sonra hiçbir anlamının olmayışını ben de hissettim, sanki kurbanlık sırasını bekleyen ama onun da farkında olan bir koyun gibiydi (“benim önümde, sanki bir eşyadan söz edermiş gibi, benden konuşuyorlardı”) ki bu dini açıdan da, etiksel anlamda da, hukuksal açıdan da çok yanlış. Ayrıca kitapta kişilere bu cezayı verdiğimizde aslında o kişileri değil o kişilerin yakınlarını cezaya çarptırdığımıza değiniyor. İdam cezasını da adaletin tecelli etmesinden daha çok aslında toplumların bir eğlencesiymiş gibi görüyor. İdama götürülen kişilerin idam edilirken çevresinde halktan bir sürü insanın doluşması ve bunu gerçekten bir eğlenceye dönüştürmüş olmalarını da parmak basmış. Biz bu mahkumun suçu ne bilmiyoruz. Sonundaki giyotin sahnesini de bilmiyoruz. Yalnızca bu yolda hissettiği duyguları açıklıyor ki bu şekilde dile getirmiş oluşu da bence durumu daha etkili kılmış, önyargılarımızdan tamamen kopmuş bir şekilde bakabilmemizi sağlamış. Beni en çok etkileyen 2 sahne: Başta karakterin uzun seneler boyunca kürek cezasına çarptırılmaktansa idamı yeğlerim demesi, başlarda kızgın olması
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Can Yayınları · 2019152,4bin okunma

Eray Gümüş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.··
2024 7. kitabı
Victor Hugo
8/10 · 152,4bin okunma
Puan vermedi·517 syf.··
2024 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2024 11:54
“içimde söylemek istediğim çok şey var sanki. Çok büyük şeyler. Bunları ifade etmenin yolunu bulamıyorum. Bazen bana öyle geliyor ki bütün dünya, bütün hayat, her şey içimde duruyor ve sözcüsü olmam için feryat ediyor. Hissediyorum… ama anlatamıyorum…. Bunun ne kadar büyük bir şey olduğunu biliyorum ama konuştuğumda bir bebeğin ıngaları gibi sesler çıkıyor ağzımdan. Duygu ve duyarlıkları, okuyan veya dinleyenlerin içinde benzer duygu ve duyarlıklar oluşturacak şekilde sözle veya yazıyla ifade edilmiş konuşmalara dönüştürmek büyük bir görev. Asil bir görev. Görüyorsunuz, yüzümü çimlere gömüp aldığım tek nefes bile binlerce hayal ve düşünceyle ürpermeme neden oluyor. Çünkü içime çektiğim her nefes, evrenin soluğu. Şarkı söyleyip kahkahalar atmasını, başarıyı ve acıyı, mücadeleyi ve ölümü iyi bilirim; yine de nasıl oluyorsa sadece çimlerin kokusu bile beynimde bazı görüntüler oluşturuyor ve ben bunları size, bütün dünyaya anlatmak istiyorum. Ama nasıl anlatacağım? Dilim bağlı. Şu anda çimlerinin kokusunun bende yarattığı etkiyi size sözlerle dile getirmeye çalıştım. Ama başaramadım. Beceriksiz konuşmalarla bazı ipuçları vermek dışında bir şey yapamadım. Kendi sözcüklerim bana bile abuk sabuk geliyor. Ama öyle bir anlatma arzusuyla doluyum ki…Of!.. İmkansız! Anlatılamaz bunlar! İfade edilemez!” Toplumda alt tabaka olarak nitelendirebileceğimiz bir erkeğin burjuva sınıfından bir kadına olan aşkının hikayesi. Tabii ki klasik ve sıradan bir zengin kız fakir oğlan hikayesi değil. Ki bunu bir aşk hikayesiydi olarak da asla temalaştıramam. Aynı zamanda psikolojiye, felsefeye, sosyolojiye dair birçok hoş yerlere atıflarda bulunuluyor. Jack London hikayeyi o kadaaar güzel bir dizaynda yazmış ki, ben kaleminin kuvvetine ve biçemine vuruldummm. Aşkı için kendini içsel olarak
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,8bin okunma
Reklam