-Ah Romeo, Romeo! Neden Romeo’sun sen? İnkar et babanı, adını yadsı! Yapamazsan yemin et sevdiğine, vazgeçeyim Capulet olmaktan ben
-Benim düşmanım olan adındır yalnızca. Sen sensin Montague olmasan da. Hem Montague nedir ki? Ne eli bir erkeğin, ne ayağı, ne kolu, ne yüzü, ne de başka bir parçası. N’olur başka bir ad bul kendine. Adın ne değeri var? Şu gülün adı değişse bile, kokmaz mı aynı güzellikte? Romeo’nun adı da Romeo olmasaydı kusursuzluğundan hiçbir şey kaybolmazdı. Romeo, bırak at bu adı! Senin parçan olmayan bu ada karşılık al bütün varlığımı…
Ben Romeo&Juliet’i çok sevdimmm, özellikle 16.yüzyılda yazıldığını düşünürsek. Az olaylı basit bir kurgu ama heybetli, görkemli :D Bir tiyatro olduğu için ve daha önceden de izlemiş olduğum için okurken gözümün önünde canlanıp akıp gitti tüm sahneler. Dili de çok sadeydi fakat bir yapıtın ölümsüzlüğü işin öyküsünde değil o öykünün yazarı tarafından ele alınışında var oluyor gerçekten de.
•Birbirine düşman olan iki ailenin çocukları. Romeo arkadaşı ile Capuletlerin evinde düzenlenen bir etkinliğe katılıyor ve Juliet ile orda tanışıp aşık oluyorlar ama düşman ailelerin çocukları oldukları için bu aşk onlar için -tahmin edersiniz ki hem destansı olması da adına- imkansız.O meşhur balkon sahnesi altında konuşup aşklarını dile getiriyorlar. Daha sonrasında ikisi gizli bir şekilde rahibe gidip evleniyorlar ama bir gün birbirine düşman olan iki aileden kimseler sokakta karşılaşınca savaşla devam eden bir laf dalaşına girişiyorlar ve Capuletlerden biri Romeo’nun arkadaşını kılıçlaması üzerine Romeo da o kişiyi (bu kişi Julyet’in kuzeni) öldürüyor (ki aslında savaşa tamamen karşıydı ve bu Capuletlerin suçuydu, nefsi müdafaa ve arkadaşının intikamını almaktı yaptığı) Bunun üzerine Romeo sürgüne gönderilmek üzere öncelikle bir
Romeo ve JulietWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202475,7bin okunma
“Sonra herkesin akıllı olmasını beklemenin çok uzun süreceğini anladım. Bir de bunun hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini. İnsanların değişmeyeceğini, onları değiştirebilecek kimsenin bulunmadığını ve bunun için çaba göstermeye değmeyeceğini.”