babamın (hiç tanımadığı) dostum hakkında böyle konuşmasının nedeni onun dostum olmasıdır. beni, çocukluğumda ona karşı yeterince sevgi ve minnet duygusu beslememekle suçlarsa bunu daima yüzüne vurabilirim.
eğer sen karşı çıkmışsan ya da karşı olduğunu yalnızca tahmin edebilmişsem bile şuna ya da buna karşı cesaret, azim, umut ve sevinç sonuna kadar sürmezdi; ve senin karşı olduğun, yaptığım neredeyse her şeyde kuşkusuz tahmin edilebiliyordu zaten.
ilaveten senin zihinsel baskınlığın da bu doğrultudaydı. çalışarak böylesine yükselmeyi sırf kendi gücünle başarmıştın, dolayısıyla kendi görüşüne sınırsız bir güven duyuyordun.
ben sıska, çelimsiz, kuruydum; sen güçlü, boylu poslu ve iriydin. daha kabindeyken bile kendimi acınası bulurdum, üstelik yalnızca senin değil bütün dünyanın karşısında bu böyleydi, çünkü sen benim için her şeyin ölçütüydün.
benim ihtiyacım biraz yüreklendirilme, biraz güleryüz, biraz da yolumun açılmasıydı; ama sen bunun yerine yolumu kapattın, tabii bunu kendime başka bir yol seçmem için iyi niyetle yaptın. ne var ki ben bunu becerebilecek biri değildim.