kemikleri dişlerle parçalamak yasaktı, ama sana serbestti. sirkeyi höpürdeterek içmek yasaktı, ama sana serbestti. asıl mesele, ekmeğin düzgün kesilmesiydi; ama bu işi üzerinden sos damlayan bir bıçakla yapıyor olman önemsizdi. yemek artıklarının yere dökülmemesine dikkat edilmesi gerekiyordu, ama çoğu senin oturduğun yerin altında olurdu. sofrada yalnızca yemekle ilgilenilmeliydi, oysa sen tırnaklarını temizleyip keser, kurşunkalemlerini yontar, kürdanla kulaklarını temizlerdin.
zamanımı anlatılanları anlıyor ve onaylıyor görünmek, içimden gelmediği halde gülmek, hiç ilgimi çekmeyen konularla ilgileniyormuş gibi yapmak zorunda kalarak geçirmeyecektim artık.
insanın aynı şeylere güldüğü, güzel sıfatıyla aynı şeyleri nitelediği biriyle karşılaşması çok ender olur. bu, insanın başına hayatta yalnızca bir kez gelir.
insanın aynı şeylere güldüğü, güzel sıfatıyla aynı şeyleri nitelediği biriyle karşılaşması çok ender olur. bu, insanın başına hayatta yalnızca bir kez gelir.