İlginçtir ki, çoğulcu yaklaşımda, "tepeden inmeci", "otoriter/totaliter" ya da "Jakoben" olmakla suçlanan Kemalizmin izleyicileri, çoğunlukçu yaklaşımda ise Türk Devrimi'ne mesafeli bir muhafazakârlığın (DP, AP) kadroları egemendi. Bu bakımdan, "çok partili yaşama geçildikten sonraki dönem içinde çoğunlukçu demokrasi anlayışının izlerini Kemalist çizgide değil, onun dışındaki siyasal akım ve unsurlarda aramak gerekir".¹