Fakültemize bir gün panel yapmak için bir anayasa mahkemesi raportörü geldi, panel başlamadan saygı değer hocalarımızdan biri açılış için inceleme yazdığım kitaptan alıntılar ve Yusuf Has Hacip'in Kutadgu Bilig'inden alıntılar paylaşıp bunları kısaca mukayese edip, bizler Yusuf Has Hacip'in çocuklarıyız, avrupalılar ahlaksız Makyavelin çocukları gibi bir söylemde bulundu. Ben de bunun üstüne şu Makyavel'in kitabını okuyayım da ne kadar ahlaksız olduğunu kendi perspektifimden bir de ben göreyim dedim ama tahmin ettiğim gibi görüşlerim hocanın görüşleri ile örtüşmemekle kalmadı üstüne Makyavel'e karşı bir hayranlık duymaya başladım.
Makyavel bu kitabı 15.yy'da Floransa kralına yazıyor amacı ise o çağdaki Atina şehir devletlerine benzeyen italyan devletçiklerini tek çatı altında toplamak(Sadece İtalya için geçerli değil bu o zamanki ülke ile bu zamanki ülke denilen şey aynı şeyler değiller, avrupa şehirkerinin merkezileşmesi için ticaretin gelişip genişlemesi gerekiyordu bunun içinde daha 100/150 yıl vardı.), kitabında da sürekli bu yolda oluşacak durumlar için öğütler de bulunuyor ve bu öğütlere çok güçlü tarihsel örnekler veriyor ; şöyle olursa eğer böyle yap, zamanında böyle yapan devletler ayakta kalmış sen de eğer devletinin akıbetini düşünüyorsan gidip böyle yapacaksın eğer böyle yapmazsan devletin ayakta kalmaz, devletin ayakta kalmazsa da sen kötü bir prensindir devletini bile bile yokuşa sürüklemişsindir. Buna örnek verecek olursak eğer, bir yeri işgal ettikten sonra ordaki halk senin kültürel mirasına sahip değilse ve ortak dili kullanmıyorsanız devletin selameti için ya o halkı yok edeceksin ya asimile edeceksin ya da öyle bir tek seferlik darbe vuracaksın ki senden korkacaklar ve sana karşı asla ayaklanamayacaklar. Başka bir örnek verecek olursak ; Prensin