Bugünkü iktidar kadroları, tepeden aşağıya. Türkiye siyasetinin sağ yelpazesinde benimsenmiş bir öge olarak "milli iradeyi" alabildiğine abartarak, "biz işimizi hep birlikte hallettik" deyişinde özetlenen bir "popülizme" sarılmakta ve seçim sonuçlarının da gösterdiği gibi, popüler bir destek de bulabilmektedir.
Bizim kuvvetli karekterimiz tabii milli karekterimizdir. Daima ve daima bu milli karekterimizi yükseltmek, muhafaza etmek lazımdır. Belki bu ifadeden milliyetperverlik çıkar. O çıkar. Ancak bunu diğer vatandaşlarımızın, yani bütün vatandaşlarımızın birbirine karşı kötü yorumlamasına mahal yoktur. Zira Türkiye halkı denildiği zaman biliyorsunuz ki kaderlerini birleştirmiş olan duygularıyla, dinen birbirine kalplerini bağlamış olan insanlardan oluşmaktadır.
Türkler aynı kaynaktan doğmuşlardır. Fakat bütün dünya yüzünde, dünyanın çeşitli kıtalarında vatan sahibi olmuşlardır. Bunun üzerine bu kadar geniş bir alanda çeşitli Türk parçalarını aynı düşünceyle bir noktada birleştirmek, idare etmek dahi uygulaması kabil olmayan bir nazariyedir. Böyle bir düşünceyi uygulamaya koymak isteyenler şimdiye kadar muvaffak olamamışlardır.
Eğer biz harp ettiysek bu, harp etmiş olmak için değil, hayatımızı ve hayatımızın sebeplerini kurtarmak içindi. Ve bunun için mecburduk. Mecburuz ve mecbur ederlerse devam ederiz.