Zamansal / mekânsal mesafelerin teknolojisi vasıtasıyla sıfırlanması, insanlık durumunu homojenleştirmekten çok , kutuplaştırma eğilimindedir. Bu , belirli insanları bölgesel tahditlerden azat eder ve belirli cemaat üretici anlamları yurtsuzlaştırır; öteki insanların hâlâ sınırları içinde olduğu toprakları ise anlamından ve kimlik bahsetme yeteneğinden yoksun bırakır.
Seçkinler yalıtımı seçmiştir ve bu uğurda canı gönülden bol bol para öderler. Nüfusun geri kararını ise tecrit edilmiş ve bu yeni yaratılmışların ağır kültürel , psikolojik ve politik bedelini ödemek zorunda bırakılmış halde bulur kendini.
Kaybolan başların genç ve yakışıklı mahkumlara ait olması üzerine üretilen varsayımlar da. Kimi, bunun ülkenin merkezindeki yüksek tepelerin ardında yaşadıklarına inanılan insan avcısı Allahsızların işi olduğunu düşünüyordu. Zaten onlar ele geçirdikleri insandan başlarını kesip kurutmazlar mıydı?