7/10
·352 syf.··
2024 56. kitabı
Can Gürses'in Bir Ömrün Takvimi adlı eseri, zamanın ve insan hayatının akışı üzerine derinlemesine düşünceler sunan bir roman olarak karşımıza çıkar. Kitap, bir hayatın farklı dönemlerini ve bu dönemlerde yaşanan duygusal dönüşümleri ele alıyor. Bir Ömrün Takvimi, sahip olduğu müthiş potansiyeli yerli yersiz harcadığını, çok daha iyi olabilecekken sadece iyi olmayı seçen bir anlatı. Bir Ömrün Takvimi, "Görünmez Adalı" fotoğraf sanatçısı Mimo, ütopyalardan bile güzel memleketinde geçen çocukluğunun, görünen dünyanın savaş yıllarında Leningrad’da ve İstanbul’da geçen gençliğinin, Avrupa’nın isyankâr vakitlerinde Londra’da ve Paris’te geçen olgunluk çağının, daima özlediği, aradığı, sadık kaldığı ve fakat her dönüşünde biraz daha yalnız bırakıldığı evinde geçen ihtiyarlığının en hayati karelerini bir araya getirerek ömrünün takvimini çıkarıyor. Bu adada konuşulan dil ise "Çiçekçe"dir. Romanın iç içe geçmiş zaman dilimleri ve yoğun duygusal anlatımı, dikkat gerektiren bir okuma deneyimi sunuyor, çünkü epey alengirli. Kitabın yapısı, ismiyle tam müsemma. Her sonraki bölüm kronolojik olarak değil, "rastgele bir takvimin tarihli yapraklarından seçilip, o günün tarihinde neler olmuş acaba?" şeklinde karşınızda beliriyor. Kitabın en sevdiğim yönü bu, çünkü tahmin edilemez yönü oluşu aşırı hoş ve sürprizli! Sonuç olarak, Bir Ömrün Takvimi, Can Gürses'in edebi yeteneğini az buçuk gösterdiği bu kitap, kitabın yoğun anlatımı ve karmaşık yapısı, (başkalarınca öyle görülecektir) dikkatli bir okumak istiyor. Bazı okuyucular tarafından zorlayıcı bulunabilir, bu nedenle ortalama bir okuma deneyimi olarak değerlendirilebilir. Ben öyle görmesem de, ıskaladığı kurşunların haddi hesabı yok. Kısmet, ne diyelim?
2024 Okuma Raporları
Bir Ömrün TakvimiCan Gürses · Ayrıntı Yayınları · 202264 okunma
9/10
·352 syf.··
2022 23. kitabı
Adını kendi gibi sarı sarı açan mimozalardan alan Mimo, rengârenk bir adada yaşamaktadır. Yaşadığı ada epik kelebekler ve epik çiçeklerle dış dünyaya görünmez olan “Görünmez Ada”. Doğa gibi rengârenk ada insanları. İsimlerini kendi renginden olan çiçeklerden alıyor. Bütün renklerin bir arada sorunsuz ve huzur içinde yaşadığı bu ada dışarıdan herhangi bir müdahaleye maruz kalmadan gül gibi geçinip gitmekte. Muhteşem denizi ve insan ötesi doğası ile masalsı bir ada.  “İyilik, güzellik ve dürüstlük” temel ilkeleri. Ada halkının Mimo’dan 100. yaş gününde otobiyografisini yazmasını istemesiyle Mimo Çocukluğundan, annesinden babasından, tek aşkı Cryso, ada halkından, kuşatma altındaki Leningrad, İstanbul'dan, kızı Campa'dan… Kadrajından gördüklerini bir de hatırlayıp yazıya geçirirken biz de tanık olmaya başlıyoruz bir ömrün takvimine. Ada’da annesinin diktikleriyle babasının yemekleriyle ve adadan ayrılana kadar Cryso’nun arkadaşlığıyla büyüyen Mimo, fotoğraf makinesini keşfedince hayata bir kadrajdan bakmaya başlar, muhteşem fotoğtaflar çeker. Savaş muhabiri olarak gittiği Leningrad’da savaşı sonuna kadar yaşar, kuşatmayı görür. Hayattan tam vazgeçmişken bir "küçük"ün kalbinde yer bulup kendine hayata tutunur. Yorulmuş ruhunu ve bedenini de İstanbul’da Görünmez Ada vapurunu beklerken dinlendirir. Maria, Süslü Balıkçı, Hamal, Evlat… Hepsinin hikâyesine fotoğraf makinesiyle eşlik eder Mimo bir İstanbul turu eşliğinde. Görünmez Ada’ya doğru çıktığı yolculuğunda da Cryso ile karşılaşır ve çocukluk aşkını sonsuz bir hikayeye çevirir. Aşkını, anneliğini, yaşadığı her şeyi, tüm olumsuzlukları yaşama enerjisiyle rengi gibi sapsarı bir parlaklıkla karşılar. Hayat enerjisi bitmez, kıpırkıpırdır içi.  Cryso’nun dansıyla, Campa'nın müziğiyle ve kendi fotoğraflarıyla bütünleştirir
Roman
Bir Ömrün TakvimiCan Gürses · Ayrıntı Yayınları · 202264 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·136 syf.··
2022 13. kitabı
Kitabı okumadan önce konusunun bu kadar derinlikli olabileceği aklıma gelmemişti. Teorik bir dili ve yoruma dayalı bir tarzı mevcut. Kitap okuyan çocuklar zorlanmayacak fakat görseli seven ve az kitap okuyan çocuklar zorlanabilir. Eğitimci ve ebeveyn rehberliğinde okunup tahlil edilecek kitaplar arasında. “Mutlukent’in Yöneticisi” adlı eseri 9+ yaş herkes rahatlıkla okuyabilir. Yazar kitabı yazarken çok sayıda hikâye ve detaylı konuları bir arada ele almak yerine bu kitaptan seri hazırlayabilirdi. Yazar vefat ettiği için artık bu fikir için geç. Resimlemesi çok zayıf, biraz itici, kültürümüzü yansıtmayan resimler mevcuttu. Kapak tasarımını beğenmedim. Nitelikli içerik kuru bir dille anlatılarak heba edilmiş demek zorundayım. Gelelim kitabın içeriğine. Daha doğrusu özetine. Kentin birinde çok okuyup çok düşünen bir adam varmış. Bildiklerini okuduklarını Düşünce ve duygularını başkalarıyla paylaşırmış. Adamcağızın Demircan ve Emircan adın da iki oğlu varmış. Gün gelmiş hak vaki olmadan mirasını paylaştırmak istemiş. Tüm altınlarını büyük oğlu Demican’a, not tuttuğu kitabıyla birlikte diğer kitaplarını da küçük oğlu Emircan’a bırakmış. Demircan paraları alır almaz şehir şehir gezerek harcamaya başlamış. Babasına kırılan Emircan ise kitaplara bir süre bakmamış. Bir gün merak edip baktığında kitaplarda çeşitli hikâyelerden oluşan babasının nasihatleri ile karşılaşmış. Bu hikâyelerde okumanın önemi, faydaları, sözcük hazinemizin geliştirilmesi, dinlemek, yazmak ve konuşmak hakkındaymış. Emircan babası gibi kitapları okuyarak gün gelmiş kendini geliştirmiş o da bilge olmuş. Herkes ondan fikir alır olmuş. O dönemde Dertlikent adında bir yer varmış. Dertlikent’in çözülemeyen birçok sorunu bulunuyormuş. Bu kent halkı kendilerine sınavla bir yönetici seçmeye karar vermişler.
Edebiyat
Mutlukent'in YöneticisiEmin Özdemir · Kök Yayıncılık · 2005236 okunma