Sorunu kendinde görmeye başlamak ölümcül bir alışkanlıktır, kendi kendinin kurbanı olmuşsundur, işin kötüsü en yakınındakiler bile bunu fark ettiklerinde sana acımasız olmaktan, hakkını yemekten çekinmezler, ne yaparlarsa yapsınlar onları suçlamayacağını bilmelerininrahatlığındadırlar..
Zaman ikimiz için de tahripkâr bir güçtü; benim için durarak, onun içinse hızla akarak bir hüzne dönüşmüştü. Onun yüzündeki çizgilerin aynısı benim ruhumda vardı; hatıralarım "yaşlılık lekeleri gibi büyüyor, her yana yayılıyordu.
"Söylesene, neden kırlarda değilim, neden neşeyle koşmuyorum, üzerimde tül gibi incecik bir elbise. Yabanî çiçekler, usul usul akan bir dere, baharın, tazenin kokusu, aşk... Hepsi de bana çok fazla uzak."
"Kırgınlığını kontrol etmeyi, sabırsızlanmamayı ve bir şeylerin olmasını beklemeyi öğreniyorum. Sanırım büyüyor ve olgunlaşıyorum. Her gün kendimle ilgili olarak daha çok şey öğreniyorum ve suyun üzerindeki minik dalgalar gibi başlayan anılar şimdi kocaman, güçlü dalgalar halinde üstümden geçiyor..."