Vacid | el-Vacid İsminin Anlamı Vacid isminin lügat anlamı: Vücd ve cide mastarlarından türemiş olan el-Vacid ismi; bilmek, bulmak, istediğini elde etmek, çok sevmek, üzülmek, öfkelenmek, zengin ve malik olmak anlamlarına gelmektedir. Vacid ismi Kur’an’da Rabbimiz için kullanılmamıştır. Meşhur Esma-i Hüsna hadisinde zikredilmektedir. EL-VÂCİD: istediğini bulan; fakirlik ve zarurete düşme­yen daima zengin olan. Kadri ve şanı yüce, kerem ve cö­mertliği sonsuz olan… Bir ayette kulun, kendine yazık edip de bunaldığı za­man Allah’a yönelirse, onu ne kadar merhametli ve ne kadar cömert, tevbeyi kabul eden müşfik bir Rab olarak bulacağı anlatılıyor: “Biz her peygamberi sırf, Allah’ın izni ile itaat edil­mek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmet­tikleri zaman sana gelseler de Allah’tan günahlarının bağışlamasını dileseler ve Peygamber de onlara ba­ğışlama dileseydi, elbette Allah’ı tövbeleri çok kabul edici ve çok merhametli bulacaklardı.”(Nisa, 4:64) Vacid isminin ıstılah anlamı: Vacid; zengin olan ve hiçbir şeye muhtaç olmayandır. Vacid; kullarının taleplerini yerine getirmekte hiçbir zaman aciz kalmayandır. Vacid; istediğini istediği an huzurunda bulandır. Vacid; kendisinden kaçış ve kurtuluşun mümkün olmadığı yegane zattır. Vacid, kullarının bütün yaptıklarını görendir. Vacid; kullarını rızıklandırmaya, hidayet etmeye ve cezalandırmaya gücü yetendir. Vacid | el-Vacid Dualar ve Zikirler EL-VACİD isminin zikri (14) adettir. Zikir saati Zühre; günü Cuma’dır. Büyük Ebcetle hesap edilip (14×14=196) defa okunması daha uygun görülmüştür. Cuma sabah erken, gün doğarken ve ikindi sonrası ve akşamdan sonraki ikinci saat ile gece yarsı okunabilir.
Din İslam
Cide🩵🏄🚣🏊🤽
Aşk
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Güle güle hababam sınıfı Sabah dedikleri bu mu İçimde gecenin tortusu dururken hala Gözlerim ışığa açık Ama ruhum karanlığın koynunda saklı. Tercanlı24 Rıfat ılgaz sıkılmıştı günün tekrarından İçinde gece tortusu vardı uykusuzluktan Ruhunu karartıyordu geçmeyen zaman Meşguliyetin yoksa yürür mü hiç kervan Müminin sahip olduğu büyük nimettir İman ve inanç insanı kuvvetlendirir Zamanın vaktin kıymetini bilmek gerekir Kıymetini bilmediğin nimet eziyet verir Dolmuş gazetesinde çalışırdı Rıfat Ilgaz Dedilerki otur bir roman yaz Senden bir eser kalsın budur miras Doğrulukla Emrolundun kötüye mezar kaz İşte bir Roman başlıyordu Bizi maziye götürüyor yaşlara boğuyordu Ufukta yepyeni bir sabah doğdu Ekranda hababam sınıfı güle güle diyordu Kul Nefsani oturdu ekranın başına
Şiir
Kardeş Sen Bu Şehrin Neresindensin?
Kastamonu deyip geçmem kardeşim, Her karış toprağa candır sırdaşım, Dostluğum sevdanın güzel yoldaşım, Kardeş sen bu şehrin neresindensin? Ilgaz’ında duman eksik olmaz hiç, Yaylalar gönlümü çeker her geçiş, Tarihi kokusu sarar içten iç, Söyle sen bu diyarın neresindensin? Taşköprü sarımsağı dillere destan, İnebolu rüzgârı eser her zaman, Cide sahilinde ayrı bir derman, Kardeş sen bu şehrin neresindensin? Konakları tarih, sokakları can, Geçmişten geleceğe kurulur her an, Misafir olana açılır her yan, Söyle sen bu şehrin neresindensin? ……………… ……………….
Şiir
İlber Ortaylı yazın Cide’ye gitmeyi önermiş. Ama siz gelmeyin arkadaşlar yazın trafik oluyor şehirde. :d Düz yolda gidemiyoruz. Ama merak ettiğim şey Cide’ye uğramış olması. 🥹
Rıfat Ilgaz Evi / Şubat 2026-Cide
Rıfat Ilgaz (1911–1993) Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğdu; ilkokulu burada bitirdikten sonra Kastamonu Muallim Mektebi’nde okudu ve genç yaşta öğretmenliğe başladı. Daha 1930’larda şiirleri dergilerde yayımlanıyordu. 1944’te çıkan Sınıf adlı şiir kitabı “sakıncalı” bulunarak toplatıldı; Ilgaz tutuklandı ve öğretmenlikten uzaklaştırıldı. Veremle mücadele ettiği yıllarda bile yazmayı bırakmadı; geçimini sağlamak için çeşitli işlerde çalıştı. 1950’lerde Markopaşa geleneğinden gelen mizah dergilerinde yazdı, defalarca mahkemeye çıktı; ama kaleminin yönünü değiştirmedi. 1957’de yayımlanan Hababam Sınıfı, dönemin eğitim anlayışını tiye alan bir roman olarak kısa sürede ilgi gördü; eser 1970’lerde sinemaya uyarlandığında ise Ilgaz’ın adı milyonlara ulaştı. Ancak o, popülerliğin konforuna yaslanmak yerine yazmayı sürdürdü; anı, roman ve çocuk kitapları kaleme aldı. 1993’te aramızdan ayrıldığında geride yalnızca güldüren karakterler değil, baskıya rağmen eğilmeyen bir edebiyatçı portresi bırakmıştı.