"Sanki hiç uyumamıştım. Ne olduğumu anlayamadım. Gelirken size bunları anlatmak istiyordum.
Zaman durmuş, o anda içimdeki duygular sonsuzlaşmış gibiydi. Bir an, sonsuzluk kadar sürdü; hayat
durmuştu benim için… Uyandığım zaman, vaktiyle duyduğum bildik, ama unutulmuş tatlı bir ezgi kulağımda çınlıyordu. Sanki hayatım boyunca içimden kopmak istiyormuş ve ancak şimdi…"
Düğün günü bütün ev halkının ısrarına karşı duramayarak Ferhunde süslendi, köşeye oturtuldu; nihayet işte gelin olmuştu. Fakat saçlarını sarı, sapsarı, sırma gibi yapamamış, yapmak istememişti; çünkü onlar artık siyah değil, beyaz, bembeyaz, ipek gibi beyazdı...