GECİKMİŞ BİR YUSUF HİKAYESİ
10/10
·120 syf.··
2024 1. kitabı
GECİKMİŞ ‘BİR YUSUF HİKÂYESİ…’ Kronolojik olarak Mısır Mitolojisi ve Halk Hikâyelerinde, daha sonra sırasıyla Tevrat’ta, İncil’de ve Kuranda yer alan Yusuf Kıssaları; Tevrat Tekvin bölümünde 37-50. Baplar arasında yaklaşık 17 sayfa; İncil ‘de Resullerin İşleri bölümü 7. Bapta yarım sahife özet; Kuran’da ise Yusuf Suresinin tümünü kapsayacak şekilde 13 sayfa halinde yer almaktadır. Tevrat’ta geçen episoteyle Kur’anda geçen Yusuf suresindeki episote genel olarak uyuşmakta ancak Yusuf’un Efendisi’nin Hanımı’nın kendisini tutkulu aşkı nedeniyle kınayan kadınları evine daveti ve dedikoducu misafir kadınların ellerini kesme bölümüyse Kurandaki yeni bir episote unsuru olarak yer almaktadır. Yusuf’un Efendisi’nin Hanımı yerine Züleyha, Zeliha veya bir başka isim belirtemiyoruz çünkü Tevrat’ta efendi olarak adı geçen Potifar’ın karısının ismi Kuranda münhasıran zikredilmeyip ‘Yusuf’un Efendisinin Karısı’ diye geçmektedir. Tevrat ve Kuranî anlatımın önemli farklarından biri Yusuf Kıssasında da kendini göstermektedir. Şöyle ki; Tevrat’ta tahkiye edilişte; isimler ve eylemler tercihen temel mesajın üstünde bir konumdayken; Kuranda ana temayı ortaya koyacak yeterli imajlarla yapılan episotelerle tahkiye aracı kılınarak Tevhit inancını ve bu temel görevi yerine getiren peygamber Yusuf misyonu hep ön plânda tutulmuştur. Buna ilâveten en güzel en yakışıklı ve üstelik en iffetli, nefsine son derece hakîm, ilâhi nurla yıkanmış, bir erkek portresi anlatıma damgasını vuruyor. Öyle ki bir yönüyle de Tevrat’ta geçen adıyla Efendi Potifar’ın Karısı’nın iyice müptezel ve bedenî tatmine yönelik atılgan ilânı aşkına karşı kaya gibi sağlam, iffetli bir duruş sergileyen peygamber Yusuf bir yandan da plâtonik ama reddi aşka açık, kendini meftunu olduğu tutkunun olası savurmalarına, aldatışlarına
Zembilfiroş : Bizim Topraklarda Bir YusufMusab Aydın · Dava Adamı Yayınları · 202412 okunma
adeline'ın peşinde yorum:/
1/10
·400 syf.··
2025 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2025 15:25
gelin, adeline'ın peşinde hakkında konuşalım. bu yorum spoiler falan içerebilir, hazırlıklı olun. öncelikle: hayatımda okuduğum EN kötü kitaptı ki 10 yaşından beri okuyan biri olarak aşağı yukarı 1000 civarı kitap okudum. o kadar berbattı ki... nereden başlasam bilemiyorum. konuya girmeden önce, çünkü girersem onu bitiremem, karakterlerin berbatlığından bahsedelim. bu kitaptaki tüm karakterler korkunç ve ultra sevilmemek üzere yazılmış. al adeline'ı vur zade'e, ordan daya'ya, sonra mark frank gigi falan... herkes birbirinden manyak. bu yazarın hayatı boyunca herhangi bir real human person'la tanıştığını sanmıyorum, kitabı yeni doğan bir bebek gibi yazmış. sonra, yazım dili çok kötüydü. konusunu görmezden gelirsek yazmayı yeni öğrenmiş bir çocuğun diliyle yazılmıştı, o kadar berbattı ki cümleler, diyaloglar... şimdi, asıl yere geçelim: plot. AŞIRI AŞIRI KORKUNÇTU DELİRECEĞİM. bu kitap beni çıldırttı. zade iğrenç biri. güya çocukları pedofililerden kurtarıyor falan filan bunlar fasafiso. tecavüzcüleri avlarken adeline'a tecavüz etti (BİR TABANCAYLA), adeline'ı aylarca taciz etti, onu abuseladı, yeri geldi vurdu, istemediği her şeyi yaptı. ve tabii ki yazar bunlara cnc demiş ama adeline'ın hiçbir şeyden haberi yok. consent'i kesinlikle yok. buna rağmen herkes bu çok normalmiş gibi geziniyor, kızın en yakın arkadaşı adeline'ın başına bunlar gelirken HİÇBİR şey yapmıyor???? daha saçma, daha mantıksız olamazdı. bu kitaptaki her şey aşırı saçma ve ürkütücü derecede gerçekçi değil. tamamen hayal dünyası. kimse bu kadar deli değil diye çığırmak istiyorum. yazara acilen bir psikiyatri randevusu diliyorum, utanmasam kendisine terapi teklif edeceğim, o derecede. çok uzattım ama şunu bilin: O K U M A Y I N. çok çok kötüydü. inanamıyorum bu kadar kötü olduğuna. hadi, ben
Edebiyat
Adeline’ın PeşindeH.D. Carlton · Lapis Yayınları · 20221,456 okunma
Reklam
Kek Artık YOK
2/10
·384 syf.··
2024 61. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2024 23:25
Öncelikle serinin son birkaç kitaptır gözüme çarpan en büyük sorun kitapların bir sürü yazım yanlışıyla dolu olması. O kadar çoklar ki bir yerden sonra "YETEĞĞĞ" falan diye çığırmak istedim. Bize ilkokulda hecelemeyi öğrettiler, bir yerde hecesinden değil farklı yerden ismi kesmişler. Mesela "ka-der" ya, onlar "kad-er" diye kesmiş, ağlayacaktım. 1) KİTAP İSİMLERİ Serinin en büyük sorunlarından birisi kitap isimleriyle kitabın içeriğinin asla uyuşmaması. Bu kitabın adı Kader Sarmalı ama Ayliz ilk 20-30 sayfada sarmaldan kurtuluyor zaten. Önceki kitabın adı Mahes'ti ama Mahes'i yani içinde Osiris olan Aytun'u doğru dürüst hiç görmemiştik, önceki kitabın adı Amenta'ydı kitapta Amenta neredeyse hiç yoktu. Seriyle ilgili büyük bir problem isimlerin asla kitapla uyuşmaması. 2) Ayliz Akıllanacak Mı? Ayliz seri boyunca hiçbir gelişim göstermedi. Hâlâ kitabın ilk sayfalarında olduğu kadar salak, herkese güvenen, konu aşk oldu mu her tuzağa atlayan, iki adım ötesini düşünmeyen, nasıl bir konumda olduğunun asla farkında olmayan, Aytun'dan başka karakter gelişimi yaşamayan bomboş birisi. Önceki kitapta "KİMSEYE GÜVENMEYECEĞİM" diye deliren Ayliz, kitabın sonunda Neftis'in tuzağına düşmüş, üstüne Hemsut'un "Ya onlar kadim büyü bilmiyor, bak sen benim yerime sarmala gir ben Aytun'u getiricem güven bana" yemine tepeleme atlıyor. Mahes'te Ra'nın getirdiği Seth'e güvenmemek için kırk takla atarken kitabın sonunda kendisinin "FELAKET" getireceğini gördüğünü Hemsut'a anında güvenmişti. Seth'e karşı olan güvensizliği burada da devam ediyor (ki son düşünülürse haklı güvenmemekte) ama Ra'nın onu emanet ettiği, onca şey yapan Seth yerine "Aytun'u kurtarmanın yolu bende" diyen ilk kez gördüğü Hemsut'a güvenmesi çok abes kaçıyor. Ayliz hâlâ tanrıça olduğunun bilincine varamamış. Ra'nın
Kader SarmalıGamze Çelik  · Ephesus Yayınları · 2023368 okunma
Spoisiz
7/10
·264 syf.··
2024 90. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2024 18:38
Okurken sık sık kendimi gülerken bulduğum, hafif ve reading slumpa girmemek için okunabilecek bir kitaptı. Ve inanın o haldeyken bile rahatlıkla akıp gidiyor. İnce oluşu ve reading slumpa girmemek için direnişimin adımları olan romantik kitap listemde oluşuyla kitaba başladım. Kitapla ilgili sadece romantik komedi olduğunu biliyordum başlarken. Keşke biraz baksaymışım çünkü belli bir sayfaya kadar erkek başrolün kim olduğunu anlamaya çalışırken gözlerim fır döndü akajsjshsj. Başar'mış, gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz artık. Sık sık güldüm, çok hoşuma giden yer oldu ama Allah aşkına birisi Deva'yı durdursun diye çığırmak istediğim yerler de çok oldu. Çok rezil olduk, ben utandım o utanmadı. Ben çıldırdım o sırıttı. Yok böyle bir şey. Neyse yinede iyiydi sanırım. Deva'ya karşı çok stabilim yahu. Seviyorum da aslında. Erkek başrolümüz Başar için çok bir fikir edinemedim o yüzden onun için tam olarak bahsedebileceğim söylenemez. İyiydi, düşünceliydi. Genelde severim başrolleri konuşmayı ama onun için diyecek bir şey bulamıyorum. Yani basrollerin ikisine karşı yüksek bir sevgi seli duymadım. Takım harikaydı, okurken eğlendim. İçlerinden en çok dikkatimi çeken hanımcı abimizdi. Çok sevdim seni ya. Okuyun siz de bayılacaksınız ona. Kitap daha çok, kişinin sadece başkaları için yaşamaması kendisi içinde yaşamasını bilmesi gerektiğini vurguluyordu. Elalem ne der denmesinden dolayı nefes dahi alamamaktan mustaripti başrol kızımız. Nefret ettiği bir olayın içine sırf babası ve kardeşi için inanılmaz bir dalış yaptı. Kendisini durmadan geri plana attı. Ve bir süre sonra ani duygu patlamaları yaşamaya başladı. Bu özellikle dikkatimi çeken bir detaydı. Kitabın konusu genel itibarıyla tutarsızdı. Başka fark eden oldu mu bilmiyorum ama 3-4 tane keskin mantık hatası çarptı gözüme.
1000Kitap
Her Kimsen: İlk SetR. İdeli · Artemis Yayınları · 20251,702 okunma
7/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2023 462. kitabı
Kitabımızın içinde toplam on sekiz tane masalımız mevcut. Her bir masal da birbirinden güzel olaylar Tahir Alangu'nun derlemesiyle okurla buluşuyor. En beğendiğim masallar Köse Değirmenci ile Keloğlan, Keloğlan ile Ali Cengiz ve Keloğlan ile Padişah. Metinlerde göze çarpan birbirinden güzel halk deyişleri.Rüzgarlar üfürmüş, çok demesi, yok demesi günahmış, gözleri çıldır çıldır dönmek, çalkama ayran yapmak, höykür höykür höykürmek, bitleri tepesine derilmek, öküz haydayıp türkü çığırmak, yemin kasem etmek, yellim yepelek, böğürtüsü gökyüzünü tırmalamak gibi birçok deyişler kitabımızı keyifle okumamızı sağlıyor. Keloğlan bilindiği üzere bir halk kahramanıdır. Kurnazlığı, hazırcevaplılığı ve akıllı oluşuyla bilinir dünden bugüne. Oysaki bu masallarda insanların canına kıyma ve zarar verme gibi istenmeyen davranışlarının da olduğu görülür. Kitabımızın sonunda Tahir Alangu'nun Keloğlan üzerine yaptığı incelemelere dair bilgi vermesi de okurun bilgisini okuduğu masallarla beraber derinleştiririyor.
Keloğlan MasallarıAnonim · Yapı Kredi Yayınları · 2014915 okunma
10/10
·208 syf.··
2023 2. kitabı
#türkiyeninmaarifdavası maarif= bilgi ve eğitim kelimeleri ile günümüzde çok da kullanılmayan ama bir zamanlar çok demeyelimde hayatın tam da hedef noktasının 12 yani maarif alanın dava düzlemindeki önemi ile göz göze geliyoruz. Osmanlı döneminde Maarif Nazırlığı olarak kabul edilen günümüzde Milli Eğitim Bakanlığı olarak adlandırılan kurum adıdır. Dava nedir? Sistem nedir? Şimdi bu kitabın başı ve sonu Türkiye’nin sistemlerini ama aklı başında insanların vatan millet sevdalılarının da davalarını açmaya çalışan hatta konuyu güzelce tahlil edip olan ve olması gereken düzen ve intizamı anlatan sistemi var. İşte burda kitabın sistemi aslında davayı işliyor anlatabiliyormuyum? Maksat burda dava bilincini enine boyuna dünya milletleri ile kıyaslayarak ortaya koymak yani. Kitabın ana konusu #muallim yani dava sahibi #iradesahibi işte o aranılan her ekilen tarlanın hasadının sorumlusu olan o yüce gönüllü dava şuuru olan meslek demiyoruz bakın burada o şuuru yaşayan ve uygulayan kişilerin alanını öğreniyoruz. 64 çeşit meslek arasında en #saygı ve #hürmet ile yaşayacağımız ve anacağımız yegane tohum sahibesi gönül adamına gösterilen devletçe milletçe fertçe yapılan muamele ölçütlerini öğrenmekteyiz. Buradaki düzenin #devlet #irade #muallim # talebe #öğrenci #dava #sistem çarkının biri olmadan diğerlerinin hatta tüm devletin nasıl yavaş yavaş sisteme köle olacağı insanın değil makina gibi sisteme dönen dolapları anlatan bir kitaptır. Eğer kamili insan yetişmezse tüm devletin organlarının kangren oluşu ve kaybedilen kanları kesilen biçilen organları öğreniyoruz . İlim yolculuğu mu? Diploma avcılığı mı? Talebelerin görevleri ? Talebenin üzerine düşmeyen halleri ve neticeleri? Okul olarak #ilköğretim #ortaöğretim #lise ve #üniversite de hangi derslerin olması, zaman yönetimi ,
Türkiye'nin Maarif DavasıNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2016385 okunma
Reklam