10/10
·184 syf.··
2026 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 16:41
Çok sevdiğim bir arkadaşımın bana yılbaşı hediyesiydi. Ben kitabı okudum içinde seni anlatıyor dedi. Bugün kitap bitti ve gerçekten içinde ben varmışım. Bu kitap bana çok iyi geldi. Sanki içimde bir yerlerde taşlar yerine oturmuş gibi. Çok beğenerek okudum kitabi
Edebiyat
Kendime Gelmeye GittimCihad Kök · Destek Yayınları · 2017202 okunma
Ahrar Kime Yarar?
Puan vermedi·640 syf.·
2026 3. kitabı
Takdim Ömer Cömert nam muhterem olmasa, inceleme yazmaya beni teşvik edecek bir adem bulamayacak, bu gibi mühim teşebbüslerden bigane kalacağım handiyse. erhan Burtul’un Ahrar’a dair dört başı mamur, efradını cami, ağyarını mani bir inceleme yazmış olması; bu kitabı tahlil etmemem için yeterli bir sebep olabilirdi. Şayet kitap her ikimize de farklı bakış açıları sunmuş olmasa idi. Sözü daha fazla yormadan Bismillah diyelim. Teessür-i Evvel “‘Kitaplar ikiye ayrılır’ demiş Pârisa. ‘Tekrar tekrar okunacak olanlar ile hiçbir vakit okunmaması gerekenler. Şayet kitabın bu ikincilerdense ‘anlaşılsın’ diye tasa etme. Şayet birincilerdense ya seçkinlere hitap ediyordur ki onlar anlarlar ya da anlayana kadar okurlar. Şu halde zor olanı yap çünkü sen insansın; senin bir seciyen olmalı.’” (Sy. 338) 4 ay kadar önce, kitabı okumaya başlamış, 3. günün sonunda 300 küsür sayfaya ulaşmıştım. Bütün büyük hazlar gibi; henüz ortada hiçbir sebep yokken ani bir terk ile 4 ay boyunca dönüp yüzüne bile bakmamıştım. Geçtiğimiz haftalarda tekrar elime aldığımda, “Aramıza bir soğukluk girmiş olmalıydı. Peki neden öyle olmadı?” demekten kendimi alıkoyamayacak sempatiklikte içine çekmişti beni Ahrar. Tüm dünya nimetlerinde olduğu gibi bu güzelliğin de son sayfaya kadar devam edeceği yanılgısını tatmıştım. Rafet Elçi’nin üslubu, gerçek bir roman okuduğunuzu size henüz ilk sayfalarda deruhte ediyor. Devreden cümlelerdeki titizliği başta olmak üzere romanın muharrirden talep ettiği hemen her unsuru ustalıkla işlemiş zat-ı şahaneleri. Neyse, sadede gelelim. Ömrün sayfaları tükeniyor. Göz gördüğü ile, kulak işittiği ile vesair organlarımız fonksiyonel amaliyeleriyle tanıklık ediyor bu tükenişe. Ama el… o el yok mu o el! “Dünyayı hafife almayın efendimiz. İsa’ya rağmen,
AhrarRafet Elçi · Litera Yayınları · 2013258 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 23:25
Defalarca Okuduğum bir kitap. Bana çok şey kattı, Hayır demeyi, banane demeyi, kendimi sevmeyi ve herkesten evvel kendime değer vermeyi öğrendim... Başkaları mutlu olsun diye o kadar çok feda ediyoruz ki kendimizi, ama günün sonunda bizim ufak bir şeye bile ihtiyacımız olduğunda Kimseler yok, bu kendimize yaptığımız çok büyük bir haksızlık ve kötülük... İnsanın kendini keşfetmesi için ve nerde kime Hayır Evet yahut banane demesi adına okunması gereken bir kitap... Tavsiye ederim...♡
Konuşmamız Gereken Şeyler VarCihad Kök · Arunas Yayıncılık · 2019173 okunma
Puan vermedi·240 syf.·
2025 236. kitabı
Bazı kitaplarla konuştuğunuzu farkettiğiniz oldu mu? Bu kitap tam da o kitap.Size öğüt vermeden her sayfada muhabbet ettiğiniz bir kitap. Bana çok iyi geldi bu muhabbet, tam bir farkındalık oluşturdu. Kitap ismiyle bile beni düşündürdü, öyle doğru öyle anlamlı ki gerçekten. Her kişisel gelişim kitabını sevmem ama yazarın okuduğum ilk kitabı olduğu halde büyük ilgiyle okudum. Kendimle kavga ettim, bazen doğru yapıyorsun diyip tebrik ettim, farklı bakış açısı kazandım hayata ve bir çok satırın altını çizdim uzun uzun. . İlk sayfadan itibaren bende büyük bir merak uyandırdı. Uzun uzun romanlar arasında sıkışmışken gerçekten akıcı bir kitap okumak güzeldi.
Uyuyunca Geçmeyen Şeyler VarCihad Kök · Arunas Yayıncılık · 202582 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 777. kitabı
İslami Benliğin İç Yüzü: Muhammed İkbal'ın Kendilik Felsefesi Üzerine Bir İnceleme Muhammed İkbal, 20. yüzyılın en etkili düşünürlerinden biri olarak, Doğu felsefesiyle Batı düşüncesini ustalıkla harmanlayan bir şair-filozof. 1877'de Pakistan'ın bugünkü Sialkot şehrinde doğan İkbal, hukuk, felsefe ve edebiyat alanlarında eğitim aldı; Almanya'da Nietzsche ve Bergson gibi düşünürlerden etkilendi. Onun eserleri, İslam'ın statik bir din olmaktan çıkıp dinamik bir hayat gücü haline gelmesini savunur. İslami Benliğin İç Yüzü (orijinal adıyla Asrar-ı Hudî), 1915'te Farsça kaleme alınmış bu şiirsel başyapıt, İkbal'ın felsefi şiir serisinin ilk halkasıdır. Kitap, bireysel benlik (khudî) kavramını merkeze alarak, Müslüman bireyin iç dünyasını aydınlatmayı amaçlar. Bu inceleme, eserin yapısını, temalarını ve günümüze yansımalarını benzersiz bir perspektiften ele alacak; İkbal'ın khudî'sini, modern bireyciliğin bir panzehiri olarak yorumlayarak.Eser, geleneksel Fars şiiri üslubunda, Mevlana'nın Mesnevîsi gibi didaktik bir yapıya sahip. Prolog ile başlayan kitap, İkbal'ın rüyasında Mevlana'nın çağrısıyla ayağa kalkıp şiir söylemesini anlatır – bu, bir tür ilham anı olarak, şairin peygamberane misyonunu simgeler. Kitap, on bölümden oluşur ve her biri, evrenin khudî'den doğuşu, arzuların benliği güçlendirmesi, aşkın (işk) dönüştürücü gücü gibi konuları işler. Örneğin, ilk bölümlerde evrenin khudî'nin iradesine boyun eğdiği savunulur; bireysel hayat, benliğin güçlenmesiyle anlam kazanır. İkbal, benliği bir tohum metaforuyla betimler: Tohum kabuğunu kırar, kök salar, engellere direnir ve nihayet çiçek açar. Ancak çoğu tohum gibi, çoğu insan da maddi dünyaya gömülüp bu yolculuğu tamamlayamaz – bu, ruhsal bir "Everest tırmanışı" gibidir, başarısızlık ise materyalizmin
Edebiyat
İslami Benliğin İç YüzüMuhammed İkbal · Hece Yayınları · 201941 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2025 33. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2025 23:20
Cihad Kök ile aynı bedendeymişim gibi hissettim kitabı okudukça içindekileri o kadar güzel anlatmış ki.. ilk bölümdeki yalnızlığı , kaybeden olduğu düşüncesi ikinci bölümdeki hastalığının onu ne kadar korkuttuğu içindeki sorgulamaları çok güzel kaleme alınmış. Yazar hastalanann karakteri için beş dakika önce böyle bir derdim yoktu hatta aklımda bile yoktu ama şimdi beynimin içinde ceviz büyüklüğünde bir tümör var derken hayatın beş dakika sonrasının bile ne kadar bilinmezliklerle dolu olduğunu gösteriyor. Sağlığın önemini insan elindeyken bilmiyor o kadar içindeydim ki tümör hangimizin beyninin içinde olduğunu karıştırdım bazı anlar ölümden korkusu , hastalığın bilinmezliği , sevdiklerine olan özlemi yaşamak istediğini dile getirişi çok etkiledi beni. Hastanede tanıştığı Fikret Tan karakteri çok güzeldi. Kitaba ayrı bir hava katmış bence . Bu kitabın sonu bana arkasının geleceğini düşündürdü sanki bir ikinci kitap daha yolda gibi. :) ben beğendim bence tanışmadıysanız hala bir tanışın derim Uyuyunca Geçmeyen Şeyler Var kitabıyla.
Uyuyunca Geçmeyen Şeyler VarCihad Kök · Arunas Yayıncılık · 202582 okunma