Ahh cami!
Evlilikler orada planlanır, bereket bulur.
Köy için alınan her kararı onun duvarları duydu.
İçinde bir düşüncesi olan, bir tasası, bir kararı olan, onu oraya götürünceye, insanlara açıncaya kadar sancı çekti.
Zenginden fakire, fakirden de zengine giden ve birisini ötekinden daha büyük ve değerli kılmayan akışın taksim olduğu yer burası.
Birkaç kere dikkatimi çeken şey, anılınca hemen karşımızda kendisini görecekmişiz gibi olduğum "Hz. Muhammed (SAV) kelimeleri... Nasıl bilmiyorum, göz pınarlarım doldu.
Dakikalar ve saatler geçiyor.
Babamın dayanılmaz dediği zamanlar. Açlığı, susuzluğu unutturan, buna mukabil ibadeti bir rikkatle derinleştiren, kendine has bir cömertlikle secdelerde uzattıran, geçip gittikten sonra ruhlara rehavet salan saatler.
Burnumuza dünyanın kokusu gelmiş olabilir mi?
O yerden hiçbir şey hatırlanmadığına göre acaba öte dünyada da bu dünyadan hiçbir şey hatırlanmayacak mı? Lezzetlerine doyamadığımız bu dünya, kim bilir ne kadar dar, boğucu ve yalnızlıklarla dolu.