Yangın Olur
Adım adım Kapıkulları yörüyor adım adım Topkapıdan surlara Haliçten Galataya Kuleden bağıranlar var Karaköyden Kapalıçarşıya Sandığıyla su taşıyın yangınlara Türküler eşlik etsin yokuşlarca Bir zamanlar Fenerde otururdum Şimdiyse koca şehrin selası bana okunuyor Tavla oynamak... Ne çok özledim var ya Konsak ya bir kenara Ama doğru, tulumbacıydım ben Çıkmış aklımdan bir anda Sokaklarında gezmenin vakti gelmiş İstanbulun Bahane oldu işte Konunun sandıkla da hiç alakası yoktu ama...
Şiir
Yağmur Duası
Ben geldim geleli açmadı gökler Ya ben bulutları anlamıyorum Ya bulutlar benden bir şey bekler Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum Ben geldim geleli açmadı gökler Bir yağmur bilirim bir de kaldırım Biri damla damla alnıma düşer Diğerinde durup göğe bakarım Ne şehir ne deniz kokan gemiler Bir yağmur bilirim bir de kaldırım Nedense aldanmış bir gece annem Bir kadın gömleği giydirmiş bana İşte vuramadı gökler bana gem Dinmedi içimde kopan fırtına Nedense aldanmış ilk gece annem Biri çıkmış gibi boş bir mezardan Ortalıkta ölüm sessizliği var Bana ne geldiyse geldi yukardan Bana ne yaptıysa yaptı bulutlar Biri çıkmış gibi boş bir mezardan İyi ki bilmiyor kalabalıklar Yağmura bakmayı cam arkasından İnsandan insana şükür ki fark var Birine cennetse birine zindan İyi ki bilmiyor kalabalıklar
Şiir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Avare İlhamlar
Ellerini yüzümde gezdir, Sil alnımdan yorgunluğu, Gözlerimin altından Yaşamak korkusunu al, Avuçlarından çıkmış bir heykel olsun başım. Sonra sen de gözlerini kapat, Bırak, ellerin sessizce düşünsün Düşüncende yaşamak isterim ben senin: Bir gün en yalnız saatinde Parmak uçlarından Ve avuçlarından Gelip konuşurum seninle. Ahmet Hamdi Tanpınar Bütün Şiirleri (s.79)
Şiir
Bugün tam cikmis yas problemi çözerken sonuca yaklaşmışken karınca vardı üstümde bir türlü düşmedi en son düşünce bir yerine birşey oldu herhalde debelendi dedim aklım bunda kalacak öldürsem acı cekmese sonra dedim onunki de can herkesi acı çeken öldüremezsin neyse soruya devam ettim çözdüm aklımda kalmış yıllar sonra bile ddgd şükür babamla ben kardeş çıkmadık dgdg sonra bu hayvan normalde dönmüştü.Kırdım sandım bir yerini ama yanlış değilsem araştırma ve Kur'an'a göre ezilir bunlar kırılmaz.İyi dedim bari öldürmedim ama niyetim hep iyidi neyse ki.Kirilma da varmış aslında ama o daha güçlü kuvvette elimden atarken değil orada şok fln oluyormuş esnekmiş fln.
Aşırı sağcı Ben-Gvir’in "Trump’ın anlaşması bizi bağlamaz, İsrail ABD’nin bir sömürgesi değil" cümlesi ile Netanyahu’nun "Güvenlik şeridinden çekilmeyeceğiz" inadı, sadece bir askeri strateji değil; İsrail sağının siyasal ve sınıfsal hayatta kalma refleksidir. Beka Stratejisi: Netanyahu ve onun radikal ortakları (Ben-Gvir, Smotrich), içerideki iktidarlarını ve yargı karşısındaki dokunulmazlıklarını ancak ve ancak kesintisiz bir savaş statüsüyle koruyabiliyorlar. Trump ve Pezeşkiyan’ın Lübnan dahil tüm cephelerde ateşi kalıcı olarak kesmesi, Netanyahu hükümetinin içerideki meşruiyet zeminini bir gecede havaya uçurur. Bu yüzden Trump’a telefonda "Saldırılara devam edeceğiz" diyerek, bizzat ABD başkanının "büyük zafer" imajını sahada sabote etme riskini bile göze alıyorlar. Bu durum, küresel sermaye ile bölgesel militarizm arasındaki o organik bağın nasıl çatırladığını gösteriyor. ABD'nin (Trump'ın) Derdi: Petrolün akması, borsanın rekor kırması ("Motorlarınızı çalıştırın" tweet'i) ve finans kapitalin küresel risk primini düşürmek. Trump için Ortadoğu dosyası kapandı, Versay'da imzalar atıldı, bilanço temizlendi. İsrail'in Derdi: Bölgesel bir devlet olarak, yanı başındaki Hizbullah ve İran gerçeğiyle Amerikan koruması olmadan baş başa kalmak. Netanyahu çok iyi biliyor ki, ABD bölgeden elini eteğini çektiği an, İsrail’in Lübnan’ın güneyinde tek başına bir işgali sürdürmesinin askeri ve ekonomik maliyeti uzun vadede katlanılamaz olacaktır. Bu yüzden "Mücadele bitmedi" diyerek, Washington'ı yeniden sahaya çekmeye, o çözülen zinciri zorla geri bağlamaya çalışıyor. Normal şartlarda yarın (19 Haziran) İsviçre’de bir imza töreni daha bekleniyordu ancak bugünkü Versay ve Tahran imzalarından sonra o masanın akıbetinin belirsizleşmesi, İsrail'in yarattığı bu diplomatik
1000Kitap
Bir de şunlar varmış: Büyük bir savaş görmüş hiç kimse, artık görmemiş gibi yapamazmış. Bir savaştan çıkmış hiç kimse, artık aynı kişi olamazmış. Kazanmak kaybetmek gibi olaylar komple yalanmış. En önemlisi, "Ben elimden geleni yaptım" kadar güzel bir şey yokmuş...
Alıntı