Annem o sabah babama öpücük gönderiyordu.Babamsa bana gönderiyordu anneme gitmesi gereken öpücüğü.Sıcak ekmek yiyor gibi hissettirmişti o anlar bana...
Ama Polly Teyze, siz bana yaşamak için hiç zaman bırakmadınız.Ben yaşamaktan söz ediyorum.İstediğiniz şeyleri yapabilmekten.Bahçede oynamak, kendi kendime kitap okumak, tepelere tırmanmak.Ben buna yaşamak derim Polly Teyze.Yalnızca soluk almak yaşamak demek değildir.’
Uyanıyorum sabah aydınlığını almadan yüzüme.Eskisi gibi değil artık hiçbir şey.Alıştığım her şey bir kutunun içini dolduruyor, ellerimde tutamadığım mutluluklarımla beraber.Büyümek mi bu yoksa?Çocukluğu hatırlatılan fotoğraf karelerinde mi gösterileceğim artık?
-Bugün ne kadar garipsin! dedi Dolli, Anna’ ya.
-Ben mi? Öyle mi dersin? Garip değilim, ama kötüyüm. Böyle olurum bazen.Canım hep ağlamak ister.Çok aptalca bir şey, ama geçer.’