Yazar: Cemil Meriç
Yayınevi: İletişim Yayınları
Tür: Araştırma - İnceleme / Deneme
GİRİŞ
Cemil Meriç’ in “Bu Ülke” eserinde bizi ilk olarak yazarın kısa not ve günlükleri, bazı alıntılamaları karşılar. Bu notlar yazarın kişisel hayatına, fikir ve düşüncelerine dair okurun önemli ölçüde fikir sahibi olmasını sağlar. Kitabın devamında yazılanlar bir olay örgüsü şeklinde ilerlemez, daha çok yazarın makalelerinden ve tarihsel tespitlerinden oluşmaktadır. Meriç, kitabında çeşitli aydınları ve düşünce adamlarını kimi zaman eleştirmekte kimi zaman takdir etmektedir. Genel olarak vurgulanmak istenen asıl konuysa Türkiye’ nin son iki yüzyıllık batılılaşma serüveninin toplumumuzun zihin dünyasında yol açtığı olumsuzluklar ve bu süreçte kendi kimliğine yabancılaşan Türk aydınının içine düştüğü trajik durumdur.
ANALİZ VE DEĞERLENDİRME
Kitapta sıkça kullanılmış olan fildişi kule metaforu, yazarın toplumun sığ fikirlerinden kaçmak ve yüksek fikirlere sığınmak amaçlı kendi kabuğuna çekilmesini temsil eder. Bazen bu kuleye kaçtığı için topluma karşı sorumluluk yükü hissetmekte, bazense bu kule onun düşünce dünyasında mistisizm rüzgarları estirmektedir. Bu mistik eğilim, yazarın medeniyet anlayışında İslam tasavvufunun ve irfanın önemini daha da belirginleştirir. Meriç’e göre Batı’nın sömürgeci bir anlayışla dayattığı "kültür" kavramı toplumu köksüzleştirirken; bizim kendi medeniyetimizden doğmuş olan "irfan" kavramı İslam'ın manevi derinliğini yansıtmaktadır. Batı değerlerini yücelterek toplumu zihinsel çöküşe sürükleyen entelijansiya (aydınlar topluluğu) kitapta sıkça eleştirilmiştir. Bu kesim için de fildişi metaforu kullanılmıştır. Ancak buradaki kullanım onların halka tepeden bakmaları, halkın değerlerini gericilik olarak görmeleriyle ilişkilendirilir. Meriç, kitabında Batı
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,4bin okunma
Hâkim devletler, bir ülkenin adını taşımıyor. İsimleri baş harflerden ibaret: ABD, SSCB... Pençeleri birbirinin kanına geçmiş iki canavar. Bu azgın düşmanların en göze çarpan tarafı, benzerlikleri. Her iki blokun rejimi de kanlı bir ihtilalden doğdu.
Yığın hal’e hükmeder, büyük adam istikbal’e. Yığın, kurduğu düzenin koruyucusudur ve soyumuzu artırır. Büyük adam dünyayı yerinden oynatır ve hayalî bir düzenin mimarı olmak ister.