sümeyyenur kaynarcı

9/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2020 28. kitabı
Arthur Schopenhauer kendisi filozoftur. Birçok kitabı var felsefeyle ilgili ve ben de kendisiyle ilgili bir makale yapmam gerektiği için bu kitabı tercih ettim. Öncelikle kitap çok kısa hemen bitirilebilir bir kitap. İnsanlara mutlu nasıl olacağını değil de hayat dersi verir niteliğinde. Bu hayat derslerini madde madde ayırarak acıklamış. Kitabın dipnotları harika çok güzel eserlerden alıntılar yaparak olayları özlü sözlerle bağlaması çok hoşuma gitti. Ayrıca kendi kitaplarından da faydalanarak o kitaplarla mutlu olma sanatı arasında bir bağ kurmuş. Ara ara maddeleri de diğer maddelerle bağlamış bir maddeyi diğer maddenin içinde örneklendirmiş anlaşılırlığını artırmış. Açıkcası diğer kitaplarını da merak ettim ve okumak istedim. Güzeldi.
Mutlu Olma SanatıArthur Schopenhauer · Can Yayınları · 202017,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·99 syf.··
2020 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2020 05:13
gelişimini tamamlamaya çalışan bir tohumun nasıl ağaç olduğunu ve insan oğlunun doğaya verdiği zararlarla doğadaki canlıların yaşam alanlarını nasıl kötü etkilediğini, onların gelişip büyümek için kendi alanlarından mahrum bıraktığımızı anlatıyor. Kitapta yer yer toplumsal mesajlarda veriliyor. Okumaya başlandığında ilk bölüm biraz sıkıcı gelebilir fakat ikinci bölümde ne olacağını öğrenmek için hemen bitiriliyor.
Duvar ÖyküsüAdalet Ağaoğlu · Yapı Kredi Yayınları · 199731 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2020 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2020 12:40
kitabı okurken heyecanlanmamın sebebi ziya gökalp’in düşünceleriyle bir şekilde cumhuriyete katkılarının olmasından dolayı. O zamanki düşünceleri bana göre hala geçerli ve yerinde. Türk milleti ve dünya için geçerli olan şeyler. Benim şahsi fikrim milliyet duygusu bu şekilde ortaya çıkabilir yani millet, ırk oluşumları bir yere ait olmayı istemek ve hissetmekle alakalıdır. Mesela kitapta Osmanlı imparatorluğunda arnavutlar kendini arnavut olarak görmeye başladıklarını fakat türklerin daha böyle bir düşünceye ait olmadıkları daha doğrusu osmanlı olarak kendini gördükleri -hala bir bütün gibi- fakat arnavut olan gençlere özenip kendilerini arnavut olarak hissettikleri yazıyor. bu hissedilen bir şey bana göre de. Ziya gökalp kitapta nasıl uygar medeniyetlere ulaşacağımızı, neler yapmamız gerektiğini, batılılardan farkımızı çok güzel açıklayan bir sosyolog. Batıya özenmemiz gerektiğini söylemesine rağmen bugün hala bu sorunlarla karşı karşıyayız. kendimize ait sosyoloji, sanayi ve birçok alanda yeni ve kendimize ait düşüncelerimiz olması ve bizden öncekilerin yanlışlarını yapmayıp fakat geçmişimizi de unutmamız dileğiyle
Türkleşmek İslamlaşmak MuasırlaşmakZiya Gökalp · Akçağ Yayınları · 20213,874 okunma
Puan vermedi·182 syf.··
2020 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2020 18:11
kitabı toplumsal cinsiyet rolleri üzerine araştırma yapan, inceleyen bir hocam önermişte ve hocalarımın önerdiği kitapları okuduğumda daha çok heyecanlanıyorum. öncelikle kitabı okumaya başladığımda beni hayal kırıklığına uğratacağını düşündüm sebebiyse daha çok yenge tanımları yapılması ve yazarların yengeleri hakkında hatırladıkları anıları anlatmasıydı. tabii hikayeler, anılar hüzünlendiren, bu kadar olmaz diye düşündüren türdendi. daha sonra kitap toplumsal cinsiyet rolleri üzerine, akrabalık hiyerarşisine doğru ilerledikçe benim kitaba olan ilgin arttı. özellikle siyasette, edebiyatta, ekranda yenge bölümündeki yazılar oldukça açıklayıcı ve düşündürücüydü. Kitap karakterlerindeki yengelerden tutun da ekranlardaki yengelere kadar hatta turgut özal’ın eşi semra özal’ın yenge imajına kadar hepsi tartışılmış ve gözlemlenmişti. Yengelere bizim bakmadığımız yada bakıpta anlamlandıramadığımız farklı farklı bakış açılarıyla bakılmış, bazen eleştirilmiş bazen yengeler için hüzünlenilmiş bazen de yenge övgülerle donatılmış fakat hep yenge sonradan gelme, gelen ve bir yere ait olmayan olarak görülmüş.
Yengeler CumhuriyetiTanıl Bora · İletişim Yayınları · 2017136 okunma
9/10
·144 syf.··
2020 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2020 21:25
kitabı okumaya başladığımda aha dedim kesin güzel saracak bir kitap. kesinlikle polisiye gibi gözüken cinayetin anlatılıp katilin bulunmaya çalışıldığı kitap gibi gözükse de aslında anlatılan sokağın dünyadaki küçücük yerin bile dünyayla ne kadar bağlantılı olduğunu ve iyiliğin ve kötülüğün insanların en içinde olduğunu gösteren bir eser olduğunu düşünüyorum. eserde çok fazla doğu-batı, islamı eleştirenler ve islam davasında hayatlarını sürdürenler olarak ikiye ayrılmış. ve bu ayrım bana uzun süredir düşündüğüm insanlar gerçekten belirli bir kelimeyle kendilerini tanımlamak zorunda mı diye düşündürücü etkisini kesinlikle arttırdı. batı’yı savunan ya da avrupa’nın medeniyetini öven kişiler (Küçük bey gibi) kötü insanlar mı? ya da mahalledeki olayların cinler çarptı ya da bunu ONLAR yaptı diyenler mi iyi insanlar? bunlardan bir tarafı tutmak zorunda mıyız? diye düşündürdü beni. içinde bulunduğumuz bu süreçte (corona) kendi iç dünyamıza dönüp kendimizi sorguladığımız, yanlışlarımızı doğrularımızı tarttığımız bu zamanda bu kitapta bize güzel bir beyin fırtınası sağlayacağını düşünmekteyim. eser için yazılacak çok fazla imge ve mesajlar var benim için. sosyolojik tahliller, çözümlemeler ve türkiye’nin yapısını anlatan güzel bir eserdi :)
Edebiyat
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 20171,365 okunma