dilara cimete

dilara cimete
matematik ogretmeni
9 Eylül Üniversitesi
izmir
ısparta, 17 Mayıs 1991
66 okur puanı
Aralık 2013 tarihinde katıldı
"Yanlış zamanda karşılaşılmış, ziyan edilmiş doğru insandın sen. Seni tanıdığıma pişman değilim."
Sayfa 96·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Sartre Bulantı'da: "Yalnızlık; düşündüklerinizin kafanızın duvarlarına çarpıp tekrar içerde kalmasıdır." diyor. Yalnızlık, etrafında kimsenin olmaması değil, seni anlayan ortak bir dil yaratabildiğin birilerinin olmamasıdır. Insan insanın sadece anlayışına muhtaç. Çünkü insan, yaşarken anlaşılmalıdır. Hani Camus demişti ya; "İnsanlar gösterdiğiniz nedenlere, içtenliğinize ve acılarınızın ağırlığına ancak siz öldüğünüzde inanırlar. Hayatta olduğunuz sürece durumunuz kuşkuludur." diye, Oğuz Atay bunun için; "Beni hemen anlamalısın çünkü ben kitap değilim, öldükten sonra beni kimse okuyamaz"
Sayfa 55 - Hayykitap
İhanet..
İhanet, yalnızca sevişmekle sınırlı bir olgu değil. Herkesi aynı cümlelerle sevemezsin. Bu ihanettir. Aynı şiiri iki farklı insana okuyamazsın, bu ihanettir. Aynı şarkıyı birden çok insana hediye edemezsin, bu ihanettir. Seviyorum deyip, zihninde başkasının varolması ihanettir...
Alıntı
Ünlü Yunan tarihçi Heredot’un bir sözü var. Milattan önce 400’lerde demiş ki; “Yaşamın bu kadar ağır olduğu bir dönemde ölüm, insan için aranan bir sığınak haline gelmiştir.” İnsanlar bu cümleden çok farklı manalar çıkarabilirler oysa benim gördüğüm tek bir anlam var: Çaresizlik. Çaresizlik o kadar derin biri kuyudur ki içine düşüp de çıkamayacağını anladığında onu sevmeye başlarsın. Bunu da ancak ya kendini kandırarak ya da inanarak yapabilirsin. Dinlerin bu kadar güçlü olmasının en büyük nedeni bu değil mi? İnsanlara inanabilecekleri bir fikir sunuyorlar. Ölüm sonrası sonsuz hayat.
Sayfa 82 - Ortapia·Kitabı okudu
Alıntı
Çocukluğumuzdan beri bize hep aynı şey anlatıldı: Yaşam ve ölüm birbirinin zıttı iki kavram. Var oluş ile, yok oluşun hikayesi. Peki bir şey gerçekten yok olabilir mi? Termodinamiğin enerjiyle ilgili olan en temel yasasını hatırla. Hiçbir enerji yoktan var edilemeyeceği gibi, vardan da yok edilemez. Ancak bir halden diğerine dönüşür. Yaşamın canlılığını düşün lütfen. Adeta enerjinin nefes alıp verdiği bir formdan bahsediyoruz. Nasıl yok olabilir ki? O nedenle ölüm asla yaşamın zıttı değildir. Aksine ölüm yaşamın bizzat kendisidir. Sadece dönüştüğü için onu tanımıyoruz çünkü algılarımızın çok ötesinde bir değişim söz konusu.
Sayfa 199 - Ortapia·Kitabı okudu
Alıntı