... Elbette, delmeye gücüm yoksa, böyle bir duvarı alnımla yıkmaya kalkışmayacağım, ama barışmayacağım da onunla, sırf karşımda taş bir duvar olduğu ve onu yıkmaya gücüm yetmediği için de barışmayacağım onunla.
Savaştan sonraki değil önceki gecedir insanın ruhunda iz bırakan. Hani hâlâ sen, sandığın insan iken; dünya, alıştığın mekan. Bulaşmamışken henüz ellerine hiç tanımadığın kişilerin kanı; zihninde kimselere anlatamayacağın suçlar birikmemişken daha...
Nedendir açılıvermemiz birdenbire hiç tanımadığımız bir insana? Nedendir dile getirmemiz daha evvel kimselere söylemediklerimizi, başkasına değil de, tek ona? Kalbimizi gümüş tepsi içinde ikram edercesine bir yabancıya göstermemize sebep nedir?