Duygulara Tercüman -4
1000Kitap’ta ilginç bir doğa olayı gözlemledim efenim. Sadece kadınları takip eden erkek kullanıcılar var. Sadece erkekleri takip eden kadın kullanıcılar da var. Arzunun Evrimi ’ni okuyan bir vatandaş olarak çıkarım yapasım geldi. Acaba farkında olmadan herkes kendi üreme alanını, eş seçimi havuzunu mu oluşturuyor? (1000kitap havuzu)😂 Neticede konu kitaplar olunca insanın aklına yazarlar, türler, okuma zevkleri falan geliyor. Bazılarının aklına ise nedense doğrudan karşı cins geliyor. Tamam bunun üzerine kadınlar olarak çok rahatsız durumlar yaşadık!! Tabii okuma odaklı bir platformda insanların kimi neden takip ettiğini sorgulayınca uzaktan uzağa bazı “özgürlüğümüze karışamazsınız” nidaları da duyacağım biliyorum😅 Karışmıyorum efenim. Sadece belgesel anlatıcısı edasıyla gözlem yapıyorum. Gözlemcilik ve detaycılık 🤦🏻‍♀️ (mesleki deformasyon diyelim) Doğada her canlının kendine özgü davranış biçimleri vardır neticede… 😅
1000Kitap
CUMHURİYET, KADINI YÜZEYSEL"LEŞ"TİRDİ Mİ?..
Yıllar önce ilahiyatçı bir ağabeyim, kendisi bu yakınlarda "profesör" de oldu, "güzel sesin bir ilahiyatçı için imtihan olduğunu" söylemişti. Gerekçesi şuydu: Güzel sesli olan ilahiyatçı genelde, biraz da çevresinin talebiyle elbette, Kur'ân-Mevlid-İlahî gibi şeyler okumaya yöneliyor ve ilmî çalışmalara mesaisi azalıyordu. Fakat sesi şuh olmayan ilahiyatçının böyle bir şansı yoktu. O, eğer buna müsait bir istidadı/gayreti de varsa, varlık sahası olarak ilmî çalışmalar yapmayı seçiyordu. Zamanını tastamam ona ayırıyordu. Yani başta eksiklik gibi görünen birşey ilerde artıya dönüşüyordu. Bir başka ağabeyim de, onun hâlâ akademik hiçbir ünvanı yoktur, Batı'da soyut sanatlara yönelişin fotoğraftan sonra olduğunu söylemişti. Ondan evvel sûretin taklidiyle meşgul olan Batılı sanatkârlar, ilk fotoğraf aşılamaz bir başarı olarak karşılarına dikilince, doğrudanı terkedip dolaylıya yönelmişlerdi. Bunu söyledikten sonra da eklemişti: Sûreti resmetmeye kem bakılması mücerret sanatın Batı'dan çok daha önceleri İslâm coğrafyasında ortaya çıkmasını sağlamıştı. Bu şüpheli alanda yürümek istemeyen Müslüman sanatkârlar varlık sahası olarak dolaylı anlatımı seçmişlerdi. Bu da eserlerini derinleştirmişti. Fikrî yanlarını daha güçlü kılmıştı. Sonraları kendimce bunun "tesettür" emriyle de ilgisi olduğunu düşünmeye başladım. Nasıl? Anlatmayı deneyeyim arkadaşım: Cenâb-ı Hak, elbette bir hikmeti gereği, cins-i lâtifi erkeğe kıyasla daha güzel yaratmıştı. Bu güzellik tabiî ki onlara bağışlanmış bir nimetti fakat aynı zamanda her nimet gibi de bir imtihandı. 12. Söz'de anlatılan temsilî hikayecikte, kitabın mücevherle yazılmış olmasının "ecnebî feylesof" için yaman bir yanılgıya dönüşmesi gibi, bu yüzeysellik de bir boğulmaya neden olabilirdi. __Ne olmuştu peki
Yüzeysel
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kalbini meşgul eden her şey, zamanla seni şekillendirir... 'Cins Dergi
1000Kitap
1000K’da Kız Bakan Erkek Kardeşlerime Altın Tavsiyeler
Erkek kardeşlerim, size kısa ve net bir tavsiye: Bir kadın için kitap okumanızın, kedileri sevmenizin, çiçek paylaşmanızın, böcek fotoğrafı atmanızın ya da sosyal medyada duygusal sözler paylaşmanızın bir anlamı yoktur. Her ne kadar bunların önemli olduğunu söyleseler de, iş pratiğe geldiğinde insanların kararlarını etkileyen şey çoğu zaman sunduğunuz yaşam standardıdır. Bu yüzden eğer memur, mühendis, doktor, öğretmen (kadrolu) ya da genel olarak düzenli ve saygın bir meslek sahibiyseniz, bunu profilinizde belirtmekten çekinmeyin. Çoğu zaman sizi bulacak olan şey paylaştığınız kitap alıntıları değil, hayatınızın somut gerçekleridir. Yok şu kitabı paylaşmadın, yok bu çiçeği sevmedin, yok şu kadar duygusal değilsin… Bunlara gereğinden fazla anlam yüklemeyin. Eğer amacınız gerçekten kitap okumaksa okuyun, çiçek seviyorsanız paylaşın, hayatınızı yaşayın. Ama amacınız karşı cins üzerinde etki yaratmaksa, bilin ki belirleyici olan şey çoğu zaman bunlar değil; hayatınızın sunduğu imkânlar, düzen ve istikrardır.
1000Kitap
Bir günlüğüne karşı cins olsaydınız ne yapardınız?
Bilinçaltımda ne vardı bilmiyorum denizde bir keyif yapamadım
Çok acaip bir rüya gördüm dgdhdd ayyy rüyamda san Jose beach taraflarında deniz kıyısına aşağı hızla ilerlerken ama başta şehir hayatı oradan aşağı denize sonra köpek kabilesi hır hır bakış atıyor ben bir şekil denize iniyorum ama exe bir saydiririyorum senin buldugun yerin ben ta diye ama o yok ben tek gelmişim.Denize zor bela indim sağda solda birkaç kişi var fln diyorum deniz kabuğu bile farklı ayağıma dolandı ısırır gibi vay böyle yerin fln.Sonra diyorum ki sen nereye geldin bir telefon aç foto çek konum fln at.Yok telefon kamerası bir açılmıyor şarjım da yüzde yirmi köpekler aşağı ağırdan salınıyor denize koşuyorum telefonu kuma saplayip bir git bir gel köpekler de cins dua okuyorum o bildiğim korunma duası sakin mal gibi oturuyorlar.Yavastan geri adimliyorum ama foto çekmeden gidesim de yok.Sonra arkaya yavaş yavaş yürüyüp köpeklerden uzaklaştım arkadan sarışın şapkalı biri hevesle denize geldi onu görünce bir anda alman rolüne girdim şarjım bitti fln diyorum bana bakıyorlar garip garip.Siyahi bir adam da köpekler var diyor kendini bir yere atmak istiyor ileride insan kalabalığı var köpekler diyorum birine birşey mi yaptı acaba yavaştan oraya yürüyorum.Yok neyse tekrar telefonda kamera açıyorum ama deniz kenarı değil etraf çamlık gibi duruyor ileri gitsem köpekli bir konum atıp bakın neredeyim diyemiyorum şarj da zaten yüzde yirmi dgdhdhdgdh lan yirminin bir anlami mi var duam da şuydu defalarca tekrar ettim yarattığı şeylerin şerrinden Allah'ın tastamam kelimelerine sığınırım.Sonra biraz arapça okudum.En çok Türkçe dgdhdh ay çok değişikti.Hayatimda görmediğim denizi rüyamda gördüm şaka gibi dgdhd şimdi de fotoya baktım lan evet orası evet köpekler eksik ama.