𝐷𝑢𝑎, 𝑑𝑢𝑎, 𝑒𝑙𝑙𝑒𝑟 𝑘𝑎𝑟ı𝑛𝑐𝑎𝑙𝑎𝑛𝑚ış; 𝑌ı𝑙𝑑ı𝑧𝑙𝑎𝑟 𝑎𝑣𝑢ç𝑡𝑎, 𝑔ö𝑘 𝑝𝑎𝑟ç𝑎𝑙𝑎𝑛𝑚ış. 𝐺ö𝑧𝑦𝑎şı 𝑏𝑖𝑟 𝑡𝑎𝑟𝑙𝑎, ℎ𝑒𝑝 𝑦𝑜𝑛𝑐𝑎𝑙𝑎𝑛𝑚ış... 𝐵𝑖𝑟 𝑠𝑜𝑙𝑢𝑘, 𝑏𝑖𝑟 𝑡ü𝑡𝑠ü, 𝑏𝑖𝑟 𝑢ç𝑎𝑛 𝑏𝑢ğ𝑢; İ𝑝𝑙𝑖𝑘 𝑘𝑖, 𝑖𝑛𝑐𝑒𝑐𝑖𝑘, ö𝑟𝑒𝑟 𝑏𝑜ş𝑙𝑢ğ𝑢. 𝐴𝑛𝑎 𝑟𝑎ℎ𝑚𝑖 𝑧âℎ𝑖𝑟, ş𝑢 𝑏𝑖𝑧𝑖𝑚 𝑘𝑜ğ𝑢ş; 𝐾𝑎𝑟𝑎𝑛𝑙ığı𝑛𝑑𝑎 𝑛𝑢𝑟, 𝑦𝑒𝑛𝑖𝑑𝑒𝑛 𝑑𝑜ğ𝑢ş... 𝑆𝑒𝑠𝑙𝑒𝑟 𝑑𝑢𝑦𝑚𝑎𝑘𝑡𝑎𝑦ı𝑚: 𝐷𝑎𝑣𝑟𝑎𝑛 𝑣𝑒 𝑏𝑜ğ𝑢ş! 𝑆𝑒𝑛 𝑏𝑖𝑟 𝑑𝑒𝑣𝑠𝑖𝑛, 𝑦ü𝑘ü 𝑎ğı𝑟𝑑ı𝑟 𝑑𝑒𝑣𝑖𝑛! 𝐾𝑎𝑙𝑘 𝑎𝑦𝑎ğ𝑎, 𝑑𝑖𝑚𝑑𝑖𝑘 𝑑𝑜ğ𝑟𝑢𝑙 𝑣𝑒 𝑠𝑒𝑣𝑖𝑛! 𝑀𝑒ℎ𝑚𝑒𝑑'𝑖𝑚, 𝑠𝑒𝑣𝑖𝑛𝑖𝑛, 𝑏𝑎ş𝑙𝑎𝑟 𝑦ü𝑘𝑠𝑒𝑘𝑡𝑒! Ö𝑙𝑠𝑒𝑘 𝑑𝑒 𝑠𝑒𝑣𝑖𝑛𝑖𝑛, 𝑒𝑣𝑒 𝑑ö𝑛𝑠𝑒𝑘 𝑑𝑒! 𝑆𝑎𝑛𝑚𝑎 𝑏𝑢 𝑡𝑒𝑘𝑒𝑟𝑙𝑒𝑘 𝑘𝑎𝑙ı𝑟 𝑡ü𝑚𝑠𝑒𝑘𝑡𝑒! 𝑌𝑎𝑟ı𝑛, 𝑒𝑙𝑏𝑒𝑡 𝑏𝑖𝑧𝑖𝑚, 𝑒𝑙𝑏𝑒𝑡 𝑏𝑖𝑧𝑖𝑚𝑑𝑖𝑟! 𝐺ü𝑛 𝑑𝑜ğ𝑚𝑢ş, 𝑔ü𝑛 𝑏𝑎𝑡𝑚ış, 𝑒𝑙𝑏𝑒𝑡 𝑏𝑖𝑧𝑖𝑚𝑑𝑖𝑟!〰️ 𝒵𝒾𝓃𝒹𝒶𝓃’𝒹𝒶𝓃 ℳ𝑒𝒽𝓂𝑒𝓉’𝑒 ℳ𝑒𝓀𝓉𝓊𝓅 Ş𝒾𝒾𝓇𝒾, 𝒩𝑒𝒸𝒾𝓅 ℱ𝒶𝓏ı𝓁 𝒦ı𝓈𝒶𝓀ü𝓇𝑒𝓀.🖍️
Duygu ve Düşünce
bokum geldi sevgilim. biliyorum, pek yeri ve zamanı değil ama geldi işte. anneannemlerde pek fazla içececek alternatifi yoktu. sıcak ve şipşak olcabilecekler arasında en cazip olanı ise kayısı çayıydı. ben galiba kayısı çayını biraz fazla kaçırmışım sevgilim. kaşla göz arası üç poşet devirivermişim. bu arada, kayısı çayının kabızlığa iyi geldiğine dair aldığın duyumlara pek güvencen yoksa artık güvenebilirsin. çünkü ben deneyimledim sevgilim. bağırsaklarımı ne denli büyük bir akarsu yatağına çevirebileceğine bizzat şahit oldum. işte tüm bu sebeplerden dolayı, benim bokum geldi sevgilim. aslında bakarsan seni sevişim de böyle gelmişti. en ummadığım anda ve kaşla göz arasında. seni sevişimin gelmesi için bir şey tüketmemiştim ama. hatta bizzat ben tükenmiştim. en tükendiğim yerden doğdun sen sevgilim. en kuruyan yaprağıma mürekkep oldun damladın. ben de yazdıkça yazdım sonra seninle alın yazımı. haşa, tanrının gücüne gider diye düşünmeyin durup dururken şimdi. tanrı zaten alın yazınızı bizzat sizinle yazar. yani siz kendi defterinizin kalemi olursunuz farkında olmadan. koca tanrının işi gücü yok da sizin yazınızla mı uğraşacak bir de helvetica fontla. ben sadece becerememiştim işte pek kalem olmayı. erken tükenivermişim sağa sola oynarken. hatta kendime gelmek için epey bir sallanmışım, yetmemiş hatır hutur kanırtmışım hayatımı da belki kendime gelirim diye ama olmamış. bir damlacık iz bile damlamaz olmuş benden hayat çölüme. işte ben o kuraklıkta savrulurken sevgilim, sen ıslatıvermişsin benim defteri aniden. garip bir his hissetmişim başta. o kadar yabancı kalmışım ki bu hissiyata, nedir bu beni yaşartan ve yaşatan şey demişim gafilce. işemek gibi bir şey değil bu ama sevgilim yanlış anlama. daha çok işe yaramak gibi biraz daha. çünkü sen de bilirsin ki, bir kalem,
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Prof. Dr. Oytun Erbaş: ▪️Türkiye’yi şu anda bu hale getiren Batılı gerizekalı akımlardır. ▪️Batı çiş kokuyor. Sokağa işiyor geri zekâlılar. Bunun nesi modernlik? ▪️Hayvan gibi bir şey. Batılılar 18 yaşında çocuğu evden atıyor. Çocuk annesini görmüyor. Anne çocuğunu görmüyor. ▪️Bizim kendi kültürümüz çok köklü ve iyi bir kültürdür. Lütfen kız çocuklarını iyi yetiştirin. Kız demek bir anne figürdür.
Hayata Dair
BİRBEN UNUTMANIN KIYISINDA BİR KADIN
Birben, kucağında bebeğiyle bir cezaevi koridorunda bekliyordu. Suçu o işlememişti. Ama içinde bulunduğu şu durumla bedelini o ödüyordu. Keskin bir koku.Pas, nem, çiş… ve insanın içine işleyen bir çaresizlik. Saatler geçiyor, sıra ilerliyordu. Ama içindeki ağırlık yerinden kıpırdamıyordu. Bir kadının en zor sınavı bazen kendi hayatı değil, başkasının yaptıklarıyla yüzleşmek olur. Birben, o gün cezaevine eşini görmeye gitmişti ama hayatının en ağır gerçeğiyle karşılaştı. Meral Akman MERAL AKMAN ‘ın kaleminden yine bir #gerçekyaşamöyküsü #birbenunutmanınkıyısındabirkadın Birben Bazı kadınlar, hiç seçmedikleri hayatları yaşamak zorunda kalır. 🔥Şimdi satışta.
Sosyal çürüme ve toplumsal yozlaşmayi nasıl kurgularsin?
Aileyi yık Cinsiyeti eşitle Fuhşiyatı yaygınlaştır Alkole, uyuşturucuya alıştır İnternet bağımlı kıl Dinden uzaklaştır Milliyetten kopar Tarihi unuttur Cepten yönet Dizilerden yaşam biçimi sun Ahlakı çökert Çarpık ilişkiyi özendir Büyükleri sayma Kişiyi bireyselleştir Parayı ve Tüketimi kutsa Kapitalizmin kurallarına göre yaşa Camileri boşalt kafeleri doldur Fast food beslen Servet ve güç yarışına sok Yaş günleri, çiş günleri tertiple İşgale ve savaşa gerek kalmaz 10 sene sonra gel Teslim al Anahtar teslim...
"𝑈𝑧𝑢𝑛 𝑠ü𝑟𝑒𝑛 𝑏𝑖𝑟 𝑘𝑢𝑟𝑎𝑘𝑙ı𝑘𝑡𝑎𝑛 𝑠𝑜𝑛𝑟𝑎, 𝑑𝑢𝑑𝑎𝑘𝑙𝑎𝑟ı ç𝑎𝑡𝑙𝑎𝑚ış 𝑡𝑜𝑝𝑟𝑎ğı𝑛𝑑𝑎𝑛 ö𝑡ü𝑟ü 𝑒𝑙𝑙𝑒𝑟𝑖𝑛𝑖 𝑔öğ𝑒 𝑘𝑎𝑙𝑑ı𝑟𝑚ış ç𝑖𝑓𝑡ç𝑖 𝑖ç𝑖𝑛 𝑏𝑖𝑟𝑑𝑒𝑛 𝑏𝑜ş𝑎𝑛𝑎𝑛 𝑦𝑎ğ𝑚𝑢𝑟 𝑛𝑒𝑦𝑠𝑒, 𝑏𝑖𝑧 𝑀ü𝑠𝑙ü𝑚𝑎𝑛𝑙𝑎𝑟 𝑖ç𝑖𝑛, 𝑔𝑒𝑙𝑒𝑛 𝑏𝑢 𝑜𝑟𝑢ç 𝑑𝑎 𝑜𝑑𝑢𝑟." 𝒮𝑒𝓏𝒶𝒾 𝒦𝒶𝓇𝒶𝓀𝑜ç, 𝓈𝒶𝓂𝒶𝓃𝓎𝑜𝓁𝓊'𝓃𝒹𝒶 𝓏𝒾𝓎𝒶𝒻𝑒𝓉🖍️ #ramazanaözelnot🌙 𝟮𝟮. 𝗚ü𝗻
Hislerim