Damla damla

Damla damla
@cizerkedi
Vakit buldukça tüm kitaplığımı arşivleyeceğim.

Damla damla

, bir kitap okudu
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
24 saatte okudu
·
2023 4. kitabı
Fuat Sevimay
8.1/10 · 1.070 okunma
Reklam
Genel bir acımanın nesnesi olmak da toplumsal ölümün bir şekliydi.
Puan vermedi·152 syf.··
2023 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2023 18:48
Çocuk Yasası Kitap Fiona isimli bir yüksek divan hakimesinin eşiyle arasındaki problemleri anlatarak başlıyor. Ana karakterimiz Fiona bir gün Adam Henry adındaki lösemi hastası bir çocuğun davasına bakıyor. Adam’ın tedavisi vücudunun kendi kanını üretmesine engel oluyor; fakat Adam “Yehova Şahitleri”nin inanç prensipleriyle yetiştirilmiş bir çocuk. Kan nakline karşı çıkıyor. Fiona’nın dava hükmünü vermesinden sonra gelişen birtakım olaylarla Fiona’nın iç çatışmalarındaki artışa tanık oluyoruz. Kitap lösemi hastası Adam’dan ziyade Fiona’nın düşünceleri, çatışmaları üzerinde yoğunlaşmış. Okurken Adam ve yaşamı hakkında daha fazla bilgi edinmek istedim. Adam arka planda bırakılmış bir karakter. Buna rağmen kitapla ilgili yorumların büyük çoğunluğu “inancınız yüzünden ölümü göze alır mıydınız?” sorusu etrafında dönüyor. Hukuk ve müzik terminolojisine hâkim olanların okurken daha fazla keyif alacağını düşünüyorum. Zira Adam Henry davası dışında ele alınan başka davalar da kitapta mevcut; fakat davaların yüzeysel işlendiğini düşünüyorum. Yine de bu kitabın özellikle hukuk öğrencilerine tavsiye edilme sebebini anlayabiliyorum. Dürüst olmak gerekirse sevip sevmemek konusunda ikilemde kaldığım bir kitap oldu benim için. Kitabı Roza Hakmen çevirisi ile okudum. Kütüphanemde Ian McEwan’a ait, farklı çevirmenlerin çevirdiği iki kitap daha mevcut. Bu yıl içerisinde onları da okumayı ve imkân buldukça kitaplığıma yeni McEwan kitapları eklemeyi düşünüyorum. Ian McEwan
Edebiyat
Çocuk YasasıIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 20233,680 okunma
Vasat Edebiyatı 101
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2023 05:37
Taylan Kara’nın gerçekten cesur ve nitelikli bir eleştirmen olduğunu düşünüyorum. Kendisinden okuduğum ilk kitap olsa da son olmayacak. Şimdiden “Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme” kitabı listeme girdi bile. Piyasada görmeye alışık olduğumuz eleştiri adı altında kitap övgüleri sıralayan ve klişe cümlelerle kitaplara makyaj yapan, popüler dergi yazarlarıyla aynı yoldan yürümüyor. Tam tersine popüler edebiyatı pohpohlayan okur ve sözde entelektüel yorumların kokuşmuşluğuna değiniyor. Edebiyat piyasasında okurları, sanatçıları, eleştiri/tanıtım adı altında okura sunulanları ve yayınevlerinin vasatlıklarını dile getiriyor. Kitabın ikinci bölümünde ise Türk edebiyatındaki ödül dağıtan kurumların yozlaşmışlığını okuyoruz. (Bu konuda üç maymunu oynamak ne sevip takip ettiğim yazarlara ne biz okurlara ne de yayınevlerine yakışıyor.) Babasının yer aldığı bir jüride oğula ödül verilmesi, seçici kurullarda bulunanların kitapları okumadıklarını itiraf etmesi, kendi kendine ödül veren jüri üyesi ve yayınevi örnekleri sanki yüzlerce bölüm sürmüş bir sitcom dizisi gibi tüketicisini aptal yerine koymaktan öteye gitmiyor. Ödülleri dikkate alarak kitap seçimlerini yapan bir okur değilim. Bundan sonra da olmayacağımı biliyorum. Dönen dolaplar yerle bir olur mu orası muamma fakat bunları dile getirebilen birini okuduğum için de mutluyum. Her ne kadar alelade sıradan bir okur olsam da bu satırları yazarken çekiniyorum. Zira bu kısa incelemenin “penguen yazı” olmasından korkuyorum. Şimdi ise gidip Stanislaw Lem’i araştıracağım. İyi Okumalar.
Vasat Edebiyatı 101Taylan Kara · Hayal Yayıncılık · 201566 okunma
Roman kahramanlarının iç tutarlılığı
Suç ve Ceza'nın Raskolnikov'u durduk yere New York borsasına giremez. Yaban romanındaki Anadolu köylüsü, bir anda Puccini'den bir opera söyleyemez. Eğer böyle olursa, bunlar "karakter" olmaz, olsa olsa "yazarın kuklaları" olur.
Sayfa 18·Kitabı okudu