Bir tek annem olsun bana birşey olmaz...
10/10
·528 syf.··
2026 54. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 23:56
Büyük Yalnızlık Ben ne okudum böyle. Kendime gelemedim, yüreğimi yaktı geçti, ağlamaktan helak oldum. Alaska'nın vahşi doğasında sürüklenen 13 yaşındaki Leni'nin ve sana sarılmak istiyorum Leni♡.. gözünden anlatılan, büyüme, hayatta kalma ve aile dramı romanı. Duygusal yoğunluğu çok yüksek ve sürükleyici bir o kadar da etkileyiciydi. Bir ailenin hayatta kalma mücadelesi, travmalar üzerinden işlenen aşk beni çok etkiledi. Alaska merak ettiğim bir yerdi ve gerçekten bu romanla içinde yaşadım, o soğuğu hissettim diyebilirim. Kristin Hannah dayanışmayı, dostluğu, aile bağlarını, sevgiyi, aşkı o kadar güzel işlemiş ki... Kalemine bir kez daha hayran kaldım. Önemli dersler de çıkarılabilecek bir kitap. Kesinlikle okuyun. Tek kelimeyle mükemmel. Kalbime koydum seni kitap♡
Büyük YalnızlıkKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 2019936 okunma
10/10
·
Beğendi
"Ajan Kedi Pofidik: Tembellik, Macera ve Bolca Kahkaha! " ​Dünyanın en korkusuz ajanı olduğunu iddia eden ama aslında vaktinin çoğunu pinekleyerek ve bir şeyler atıştırarak geçirmeyi tercih eden bir kedi düşünün. İşte karşımızda Pofidik! ​Pofidik ve ekibi Jade ile Kit, bir su parkında dinlenmeyi hayal ederken kendilerini bir anda gizli düşmanları olan "Kıskaç" ajanlarını durdurmaya çalışırken buluyorlar. Hem de şehri yok etmeden önce! ​Pofidik'in tembel ama sevimli halleri, ekibin çılgın maceraları ve bolca espri... 8 yaş ve üzeri minik okurları ekran başından kaldırıp sayfaların içine çekecek, bol resimli, dinamik ve tam bir çizgi film tadında bir macera! ​Çocuğunuza eğlenceli bir okuma saati hediye etmek istiyorsanız, bu şapşal ajan ekibiyle mutlaka tanışmalısınız.
Pofidik Ajan KediAdrian Beck · The Çocuk Yayınevi · 202642 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·136 syf.··
2026 52. kitabı
Byung-Chul Han’ın Zamanın Kokusu adlı eseri, modern insanın zamanla olan sancılı ilişkisini geleneksel "hızlanma" teorilerinin ötesine geçerek ele alan, sarsıcı bir çağ eleştirisidir. Kitap, günümüz dünyasındaki krizin sadece her şeyin çok hızlı akmasından değil, zamanın kimyasal ve yapısal olarak bozulmasından kaynaklandığını savunur. Genellikle modern çağ dendiğinde akla gelen ilk şey "hız" olur. Ancak Han, kitabın hemen başında ezber bozan bir tespitte bulunur. Bugünün zaman krizi bir hızlanma krizi değildir. Hızlanma çağının çoktan bittiğini belirten yazar, içinde bulunduğumuz durumu diskroni (zamansal bozulma/aksaklık) olarak tanımlar. Zaman, artık geçmişten geleceğe doğru akan anlamlı bir nehir ya da bir çizgi değildir. Zaman parçalanmış, minik anlara ve noktalara bölünmüştür. Her bir an, kendi içine kapalı birer "nokta" haline gelmiştir. Han buna zamanın atomlaşması diyor Eskiden zamanın bir ritmi, bir töreni veya bir yönü vardı (örneğin dinsel zaman, tarihsel ilerleme zamanı). Nokta-zaman haline gelen günümüz zamansallığında ise bir yön yoktur. Zaman adeta amaçsızca kendi etrafında dönüp durmaktadır. Hayatın çok hızlı aktığı yönündeki yaygın his, aslında zamanın yapısal olarak tutunacak bir çapa bulamamasından, yani yönünü kaybetmesinden kaynaklanır. Bir yere varmayan, ritmi olmayan bir zaman, insana kaçıp gidiyormuş hissi verir. Kitaba adını veren "Zamanın Kokusu" metaforu, felsefi anlamda süreçsel derinlik, süreklilik ve anlam ile ilgilidir. Bir şeyin kokusunun olabilmesi için onun havada kalması, durması ve bir süreye sahip olması gerekir. Nokta haline gelmiş, bir diğer anın hemen üzerine basıp geçtiği dijital ve enformasyon çağında zamanın "kokusu" kalmamıştır. Han'a göre anlatılar zamana koku verir. Dinler, mitler, büyük ideolojiler veya kişisel yaşam
Zamanın KokusuByung-Chul Han · Metis Yayınları · 20181,384 okunma
1/10
·344 syf.··
2026 43. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 05:27
Daha önce Kilitli Kapı ve Hizmetçi serisini okumuş bir okur olarak, Freida McFadden’ın popüler kurgu diline ve ters köşe formüllerine aşinaydım. Ancak yazarın son romanı Öğretmen, benim için sadece bir hayal kırıklığı değil, aynı zamanda McFadden defterini tamamen kapatmama sebep olan edebi bir sınır ihlali oldu. Net bir şekilde ifade etmeliyim ki; eğer yazarla tanışma kitabım bu olsaydı, kesinlikle başka hiçbir eserini elime almazdım. Bir psikolojik gerilim romanından beklenti, zekice örülmüş bir olay örgüsü ve insan psikolojisinin karanlık dehlizlerinde nitelikli bir yolculuktur. Oysa bu eserde yazar, en hassas, en kırmızı çizgi sayılması gereken pedofili konusunu merkezine alıyor. Üstelik bu ağır ve hastalıklı konuyu derinlemesine incelemek yerine, adeta ona bir güzelleme yapıyor izlenimi veren, derinlikten yoksun ve yüzeysel bir yaklaşımla servis ediyor. Okurken hissettiğim şey edebi bir gerilim değil, kelimenin tam anlamıyla fiziksel bir mide bulantısıydı. Kitabın son sayfasına kadar, popüler gerilim türünün o tanıdık formüllerine sığınarak, bu iğrenç tablonun altından zekice bir ters köşe çıkmasını umut ettim. Yazarın bu hassasiyeti ucuz bir manipülasyon aracı olarak kullanmadığını kanıtlayacak bir edebi hamle bekledim. Fakat maalesef yanıldım. Kitabın vadettiği o "büyük ters köşe" bile, ele alınan konunun kendisi kadar iğrenç, rasyonaliteden uzak ve rahatsız ediciydi. Öğretmen, sırf okuyucuyu şoke etmek adına ahlaki ve etik sınırların nasıl hoyratça çiğnenebileceğinin hazin bir örneği. Kurgusal bir şaşırtmaca uğruna böylesi bir tabuyu hafifleştiren, edebi derinlikten uzak ve basitleştirilmiş bu tarz yapay metinler, nitelikli gerilim edebiyatına hiçbir katkı sunmuyor. Benim için bu yazarlık anlayışı ve bu kitap, bir daha açılmamak üzere kapanmış bir sayfadır.
ÖğretmenFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,960 okunma
7/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 13:13
Merhaba arkadaşlar. Jules Verne ile şimdi de 1883 yılına uzanıyor, Ramazan ayını geçiren bir İstanbul’a konuk oluyor, tarih kitaplarında karşılaşmayacağımız türden betimleme ve tasvirlerle de zenginleştirilmiş bir maceraya atılıyoruz. Öncelikle 2. Mahmut dönemine uzandığımızı söyleyebileceğimiz bu romanda tam bir kuzey turu yaptığımızı da özellikle belirtmek isterim. Hollandalı tütün tüccarı Van Mitten ve uşağı Bruno, İstanbul’a geldikten sonra Trakya, Balkanlar ve Karadeniz Sahilleri ile zenginleşen bir yolculuk mekanları bizimle oluyor. Bunda yazarın zamanında yat alıp Avrupa turu yapmasının da anlatımına elbet etkisi vardır ama onun anlatım ve görüş gücünü düşündüğümüzde, hiç var olmayan ve kitaplarından yıllar sonra bulunan icatları da göz önüne aldığımızda anlatımlarında bir aksama veya yanlışlık bulmak da kolay değil. Gerçi doğru veya yanlış kıyaslaması yapabileceğimiz 150-200 yaşında yaşayan bir eski Osmanlı bulmak da imkansız olduğuna göre buna da çok takılmamak lazım. Ancak kitabın bir ‘Tenkit’ yani ‘Eleştiri’ niteliği taşıdığını da belirtelim. Çünkü bazı insanlar asla ama asla eleştiri kabul etmedikleri gibi böyle ufak bir eleştiri gördüklerinde de hemen geriliyorlar. Kitaba adını veren Keraban Ağa ise açık olmak gerekirse inatçı ve dar kafalı denilen bir tütün tüccarı. Peki ya Tophane’den Üsküdar’a geçerken yeni çıkan vergiyi ödememek için bu adamın Karadeniz seyahatine çıkmasını nasıl buluyorsunuz? Tamam cimriliğin de bir ölçüsü vardır ama bu da nedir yani. Ama güzel macera oldu. Kısıtlı sürede bir yere yetişme çabasını o dönem için takdir ettim ama günümüzde her gün hem de her gün işe yetişme telaşı yaşayan biz metropol insanları için bu artık şaşırtıcı değil. Aksine işlere hızlı ve sorunsuz ulaşmak günlük olarak neredeyse hepimizi daha çok şaşkınlığa
İnatçı KerabanJules Verne · Alfa Yayınları · 2017571 okunma
9/10
·312 syf.··
2026 110. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 10:50
Fabien Toule çizgilerini ve ele aldığı konuları, vurucu bir şekilde işlemesini çok seviyorum. ULIS de ilgiyle okuduğum bir çizgi roman oldu. Bana iki büyük katkısı da, ‘engelli - engel taşıyan’ arasındaki farkı öğrenmem/anlamam ve daha önemlisi, özel çocukların nasıl eğitildiğini ve toplum içinde kendi kendilerine yaşayabilen bireyler olmalarının sağlanmaya çalışıldığını görmem oldu, hayran oldum.
UlisFabien Toulmé · Desen Yayınları · 202618 okunma