Herkesin okuduğu ama herkesin farklı anladığı bir kitap…
Simyacı aslında bir arayış hikâyesi değil, bir hatırlayış.
Çünkü ne arıyorsak, çoğu zaman çoktan içimizdedir.
Santiago’nun yolculuğu, fiziksel bir haritadan değil, kalbinin kıvrımlarından geçiyor.
En değerli cevheri toprağın altında değil, suskunlukla kazılan iç seslerde buluyoruz.
Paulo Coelho’nun kelimeleri basit gibi görünür ama dikkatle bakarsan:
her biri, kendi iç yolculuğunu çağırır.
Simyacı; okuyup rafa kaldıracağın bir kitap değil.
Zaman zaman açıp sadece bir sayfasına bile bakmak isteyeceğin bir pusula.