otoriter/patriyarkal toplumun içine düştüğü cinsel yoksulluk, onun bellibaşlı nitelikleri olan, cinsel hayatı yadsıma ve baskı altına almasının sonucudur ki, boyunduruğu altındaki bütün bireylerde sinir hastalıklarının, cinsel sapıklık ve suçların ortaya çıkmasına yol açar.
"yenmek, hükmetmek, kendimi bozguna uğratma hevesim yavaş yavaş bir çılgınlığa dönüştü, sabırsızlık içinde titriyordum çünkü benliğimden biri diğerini çok yavaş buluyordu."
tüm hayatım boyunca her türden sabit fikirli, kafasında tek bir düşünce olan insanlar beni çekmiştir. insan kendini ne kadar kısıtlarsa sonsuzluğa o kadar yakın olur; ne kadar dünya dışı görünseler de, bu tür insanlar termitler gibi dünyanın tuhaf ve tamamen eşsiz bir maketini kendi özel malzemelerini kullanarak oluştururlar.