Tutkuların aldatıcı güzelliği;
Yanlış kararlara sürükleyen,
Sanatın ayrılmaz bir parçası olan,
Uykuları zehirleyen, hayalleri besleyen,
Kim olduğunu unutturan,
Yerin ta dibine sokan ve aynı hızda da göklere çıkartan tutku.
İnsanı insan yapanla insanlıktan çıkaran, nasıl böyle büyüleyici bir güzelliğe sahip olabilir?
İçi çürümüş bir çiçeğin parfümlere sarınması gibi çaresiz bir arayış, özlem.
Güneş'i Ay, Ay'ı Güneş gibi gördüren,
Yeterince sarıp sarmaladığında kadife dokunuşlu kefeniyle,
Ne bir ilacı vardır ne de başka bir tedavi,
Kurtulmak istenilmeyen tek hastalıktır o,
Yavaşça ısıtılan kazanda eklemlerinin her biri huzurla dolarken,
Farkına bile varmadan seni kavurup götürendir o.