Çıktığım merdivenleri iniyorum, yeniden çıkmak için. Öğleden sonraları oluyor. Durup seyrederken kayboluveriyor, yerine akşam, sonrası yeniden. Sabaha duruyorum, benden uzaklaşmasını seyrediyorum. Akışkan bir şey gibi zaman elimden kayıveriyor. Yeniden, unutulmuş hiç olmamış gibi aynı başlangıç. Ve mutlu son da yok. Biz, aslında olmasını istediğiniz kadınlar değiliz. Ben Mae, kelebeklerden korkuyorum, çünkü onlara baktığımda onlarca ayağıyla kıvrılarak gezen ilk halini görüyorum. Aynı şey mi? Hayır değil.
Düşüncenin doğasında iletilmek vardır: yazılmak, konuşulmak, gerçekleştirilmek. Düşünce çimen gibidir. ışığı arar, kalabalıkları sever, melezlenmek için can atar, üzerine basıldıkça daha iyi büyür.