Sokrates'in bize dostlarınca aktarılan konuşmalarını herkes beğendiği için biz de beğeniyoruz,kendimiz tartıp biçtiğimiz için değil. Bugün aramızdan Sokrates'e benzer biri çıksa pek azımız değer verirdi ona..
Bizim köyde baglari kiragi çaldi mi, rahip efendi, Tanrının insanlara kizdigini, ayni afetin yamyamlarn baglarina da düstügünü ileri sürer. Iç savaşlarımız karsisinda da herkes: Dünya bozuldu, kiyamet günü yaklasti diye vahlanir. Oysa ki dünyada daha ne kötü seyler oldu. Hem sonra kimbilir biz bu halde iken dünyanin kaç yeri gülllük gülistanlıktır. Basina dolu yagan, dünyanin dört bucagini firtina içinde sanir. Savoie'li bir köylü demis ki: "Su akilsiz Fransa kral biraz isini bilse pekâlâ bizim beyin kâhyasi olabilir." Adamin hayal gücü efendisinin üstünde bir büyüklük tasarlayamiyor. Hepimiz, farkinda olmadan bu çesit yanilgilara düseriz ve bundan çok büyük zararlar görürüz. Ancak tabiat anamizi bütün genisligi içinde seyredebilen, onun durmadan degisen sinirsiz yüzünü görebilen, degil yalniz kendini, bütün memleketini o evren icinde ufacik bir nokta olarak düsünebilen insan her seyin gerçek degerini kestirebilir..