Bir husus var ki, bunu asla unutmamak gerekir. Çoğunluk hiçbir zaman bir adamın yerini tutamaz. Çoğunluk sadece ahmakları değil, alçakları da temsil eder. Yüz tane boş kafa nasıl ki bir akıllı adama eşit olmazsa, yüz korkak adamdan da hiçbir zaman kahramanca bir karar beklenemez..
Yahudilerden dürüstlük beklemek, bu düzenbaz kavim için mümkün değildi. Zaten bu halkın ahlak ve temizlik anlayışı çok kötüydü. Uzun palto giyen bu adamların kokusunu duydukça içime bulantı geliyordu. Elbiseleri pislik ve kaba insanlardı. Ayrıca herhangi bir sosyal ve özel hayatta ne zaman bir pislik ile karanlık ortaya çıkarsa, altından bir yahudi parmağı çıkıyordu..
Ka, "burada Allah'a inanmaya başlıyorum galiba" dedi gülümseyerek..
Sunay Zaim, "kendini kandırıyorsun! İnansan bile, tek başına inanmanın bir anlamı yoktur. Mesele yoksulların inandığı gibi inanmak ve onlardan biri olmaktır. Onların yediğini yer, onlarla birlikte yaşar, onların güldüğüne gülüp kızdığına kızarsan ancak onların Allah'ına inanırsın. Bambaşka bir hayat yaşayıp aynı Allah'a inanamazsın.."