İnsan haysiyetini baş tacı etmeliyiz. İnsanın değer ve anlamını yüceltmeliyiz. Komşuluk ahlakını diriltmeliyiz. Varlığı yâr, komşuyu dost bilmekle işe başlayabiliriz. Büyük yalnızlığımızı iyileştirmeye hemen bir kapı öteden başlayabiliriz.
Ovalar ve denizleri aşan pusun şehre yağmur olup yağması gibi kentli insanın yalnızlığı da, her defasında bir soğuk temasın bıraktığı buz yanıkları yüzünden derinleşiyor; ruhunu bir türlü iyileşemeyen yaralar sarıyor. Her temas, vaat ettiği derman yüzünden daha büyük bir hüsran yaratıyor.
Dünyanın bize yurt oluşu, onun panoramasının aşinalığından neşet etmiyor; yoldaş, dost, yaren aşinalığı yoksa dünya da yurt oluşa dair desenlerini yitirip gurbete dönüşüyor.