Söyleyecek çok şeyim kalmadı. Sözlerime müdafaa ismi bile vermek istemem. Muhterem heyetiniz müvekkilime layık gördüğü cezayı verebilir. Yalnız şunu ilave edeceğim. Adaleti ihsanla tadil etmek insani ve lüzumlu bir harekettir, inanıyorum ki insanları sırf kuru bir adaletle muhakeme etsek hepimizi belki kapamak lazım gelecek kadar içimizde tehlikeli temayüller vardır. Adaleti, ihsanla -yani anlayışla- tadil etmek her adalet teşekkülünün şiarıdır. Büyük bir dünya şairi ihsanın bu manada en namdar hükümdara, tacından ve tahtından çok yaraşacağını söylüyor. Ve diyor ki, yeryüzünde adalete lütuf ve anlayış karıştırdıkları zaman, insanlar en çok samedaniyetin birer mümessili oluyorlar. Büyük bir Fransız kadını, "Anlamak affetmektir," demişti. Ben affediniz demiyorum. Yalnız şunu demek istiyorum ki cemiyetimizin hayırlı ve lüzumlu bir ferdi, adalet mekanizmasının gözünden kaçan, elinden kurtulan bir hırsıza, bir katile cezasını vermiştir, cemiyetimizi insan şeklinde bir kurttan halas etmiştir, isterseniz ceza verin fakat anlayın. Ve cezası bittikten sonra bu genç hayata yaşamak fırsatını verin. Cemiyete borcunu ödesin fakat canıyla değil. Onu bir gün cemiyete iade edin. İnsanlar arasında o kadar sevdiği zayıf mahlukata bakmak, bir gün hayırlı bir ana olmak ihtimalini elinden almayın.