Mısır’ da Filistin sorununa ilgi 1920’lerde başlamış, ancak Mısır kamuoyu gözünde ve iç siyasetinde esas olarak 1930 ve 1940’larda bir sorun haline gelm iştir. 1920’lerin başlarında Mısır’ın bağımsızlığına ilişkin kaygılar ve düşünceler yaygındır. Dolayısıyla 1920’ler boyunca Filistin’e olan ilgi, ancak bir olay ortaya çıktığında uyanm aktadır. Önceleri daha çok İslâmcı çevreler ve örgütler tarafından zaman zaman Filistinli Arapların haklarını savunan ve Yahudilerin aktiviteleri-ni ve Britanya siyasetini eleştiren bildiriler yayınlanmıştır. Filistin 1929’da Mısır’da önemli bir sorun haline gelmiştir.
1930’ların başında İslâm'ın ve İslâmi yerlerin korunmasına yönelik çabalar ile Mısır’da yaşayan Suriyeli ve Filistinli mültecilerin haklarıyla ilgili çabalar görülmüştür.
Mısır’ da 1948 sonrası dönem için ülkenin en tem el siyasal kurumları, liderleri ve işleyiş mekanizmalarının halkın güvenini kaybettiği bir siyasal kriz tespiti yapılm aktadır. Hür Subaylar hareketinin iktidara yöneldiği yıllar olarak 1950-1952 arası dönem oldukça büyük önem taşım aktadır.
Mısır halkının büyük çoğunluğunda ülkede çok uzun yıllardır bir işgalci güç olarak bulunan İngilizlere karşı ciddi bir tepki oluşmuştur. Kral ise yukarıda sözünü ettiğimiz çok çeşitli nedenlerle itibarını kaybetm iştir. Vefd Partisi’nin özellikle İkinci Dünya Savaşı atmosferinde İngiliz oyuncağı hali ne gelmesi ve popülerliğini kaybetmesi, parla entonun halk gözünde itibarının kalmaması siyasal krizin bileşenlerini oluşturur.
Kore Savaşı'nın patlamasından beş ay önce Ocak 1950'de Sovyetler Birliği, Birleşmiş Milletler'de Çin Halk Cumhuriyeti'ne bir sandalye verilmesi önerisi kabul edilmediği için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni (BMGK) boykot ettiğini açıkladı. Dolayısıyla 25 Temmuz ve sonrasında Güvenlik Konseyi'nin Kore Savaşı müzakerelerine katılmadı. Bazı bilim insanları bunu Sovyetler Birliği' nin, BMGK' de veto hakkını kullanmayarak ABD'nin yönlendirmesiyle bir BM ordusu kurulup Kore Savaşı'na girme kararının alındığı bir oyun olarak yorumluyor. Bu kanı, Andrey Gromiko'nun anılarından destek almış gibi görünüyor. Orada Stalin'in Sovyet temsilcilerinin BMGK'de bulunmalarına izin vermeyerek Sovyetler Birliği'nin veto hakkını kullanmasını engellediği belirtilmiştir. Böyle bir plandan kuşkulanmak bütünüyle yersiz değildir. 1950 başlarında Stalin, Kim İlsung ile gizlice görüşmüş, o sırada Moskova' da bulunan Mao'ya bilgi verilmemiştir.
Fransa, Cezayir'in işgaline 37 bin kişilik bir orduyla 1830 yılında başladı. İşgal, Cezayir'de 1671 'den beri iktidarı elinde tutan, Osmanlı yönetiminin bir evresi olan Dayılar dönemine son verdi.
Ahmet Emin Yalman, hayatı boyunca sadık bir ABD dostu olmuş, Türkiye' de Amerikan modeli bir siyasi-sosyal ya pının inşa edilmesini canıgönülden desteklemişti. Gazetecilik eğitimi aldığı ABD' de uzun yıllar kalan Yalman, Türkiye'ye dönerek mesleğini yapmaya başladığında ABD' de edindiği iliş ki ağı, çok iyi İngilizce bilmesi gibi avantajlar sayesinde o sıra da Türkiye' de görev yapan ABD'lilerle sıcak ilişkiler kurabildi. Yalman, ABD' deki hayatın farklı veçhelerini, tanıdığı ABD'lileri, Amerikan devlet adamlarının özelliklerini makale ve kitaplarına ağdalı bir hayranlıkla yansıtmıştı.