Türkeş "komünizm" tehlikesine işaret etmiş ve Turancılık ile ilgili sorulan bir soru üzerine "Bir Nato subayı olarak tüm Türklerin birleşme imkanı olmadığını biliyorum, Turancılık ilmi bir konudur, Türk fikir tarihine bakmak lazım" cevabını vermiştir. 9 prensip içerisinde sıralan "toplumculuk" ilkesine de açıklık getiren Türkeş; bu ilkenin "sosyalizm" anlamına gelmediğini, bu prensiple "özel teşebbüslerin yetersiz kaldığı" yerlerde ilmi esas ve plan dahilinde "devlet müdahalesinin" ve "sosyal yardımlaşma teşkilatının" kurulmasının savunulduğunu ifade etmiştir.
Babam geldi, annemin yanına oturdu. Ve anneme, "Hanımefendi evimize ne kadar zamanda taşınabiliriz." Annem de, "Hemen iki günde taşınırım Paşam." Sonra gene bir düşündü, "Arabamız olmayacak hanımefendi." "Ziyanı yok," dedi annem, "otobüse binerim.'' Sonra gene bir dolaştıktan sonra geldi, "İnsülinimi kim yapacak?" diye sordu. "Ben yaparım Paşam," dedi ona da.
Hazarlar, Rusların 965'te İtil'i ele geçirmesiyle son bulmuştur. Selçuk ya da Dukak büyük olasılıkla yerel bir beydi ve belki 10. yüzyılın sonlarında kağanlığın çökmesiyle Hazarlardan ayrılmışlar, kısa bir süre sonra da Maveraünnehir'e göç etmişlerdi. Arapça kaynak lar, Hazarların çöküşünde Türklerin de parmağı olduğunu söyler ve burada Türkler dediklerinde Oğuzları kastettikleri kesindir.
1796'da görevden ayrılırken yaptığı “Veda Konuşması” genç Amerika’ya Avrupa'nın işlerine karışmamasını öneriyordu. Bugün de, bir kaç yönden ibretle okunacak bir belgedir.