Can Uysal

Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Machiavelli Bir Machiavelist miydi?
Puan vermedi·142 syf.·
2024 21. kitabı
Niccolò Machiavelli on beşinci yüzyılda yaşamış, İtalyan bir diplomat, filozof, yazar ve tarihçidir. Rönesans döneminde yaşamış olan Machiavelli, siyaset teorisi alanında önemli eserler vermiştir. En ünlü eseri "Prens", siyasi güç ve liderlik üzerine yazılmış bir kitaptır. Prens, 1513 yılında yazılıp 1532'de yayınlanmış bir eserdir. Dönemin siyasi arenasında kendine bir yer bulmaya çalışan ve bir yandan ülkesinin kurtuluşu için çabalayan Machiavelli'nin, durumu düzeltebilecek yöneticilere imdat çağrısı olarak da yorumlanabilir. Ülke siyasi olarak parçalanmış durumdadır. Floransa, Venedik, Milano, Napoli Krallığı ve Papalık Devleti gibi çeşitli küçük devletler arasında bölünmüştür. Dağınık devletler birbiriyle sürekli savaş halindedir ve ek olarak dış müdahaleler de söz konusudur. Rönesans kültürel bir altın çağ olarak döneme damgasını vurur. Bununla birlikte ekonomik olarak güçlü bir İtalya söz konusudur. Machiavelli'nin yurdu olan Floransa'da ise Mediciler hüküm sürmektedir. Machiavelli, belli başlıklar altında topladığı nitelikleri kitapta derinlemesine işler. Bir yandan geçmiş hükümdarlar hakkında olumlu -olumsuz eleştiriler yapar. Diğer yandan İtalya'yı siyasi olarak yeniden ayağa kaldırmak için nasıl bir gücün gerektiğinden bahseder. Nitekim, verdiği örnekler dünya çapında yönetimde etkili olmak için kullanılabilecek bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Machiavelli'nin düşünceleriyle ilgili en çok eleştirildiği nokta, "Amaç, aracı meşrulaştırır." algısıdır. Düşünür, bu yaklaşımıyla başarıya ulaşmak için her yolun mübah olduğu görüşünü ortaya atar ki, bu etik ihlaller doğurur. Dönemin siyasi yapısını panoramik bir bakışla anlatması, geçmiş ve güncel -yazıldığı dönem için- İtalyan tarihi hakkında fikir vermesi açısından kayda değer bir eserdir. Kısa vadede
PrensNiccolo Machiavelli · Anahtar Kitaplar · 199920,4bin okunma
Can Uysal
Makyavelist değildi. Sadece kitabında temel derdi o dönemki İtalya'nın bölünmüş yapısını ve birliksizliğin üstesinden gelebilecek bir lidere ihtiyaç duyuyordu. O da kitabında sıklıkla bahsettiği Cesare Borgia'dır. Makyavelizm kavramı daha sonraları ortaya çıkan bir kavramdı. Ancak Machiavelli'nin kitabındaki düşünceler keyfi yönetim ile ilgili olmayıp zorunluluk halinde uygulanmasını öngörmüştür. Bu da Makyavelist düşünceden ayırıyor.
Menderes’e göre, komisyonun, Başbakanın teklifi ile tasarıda yaptığı bir başka değişiklik kamulaştırılacak topraklardan sahiplerine bırakılacak kısma ait olan hükümle ilgiliydi. Hükümet tasarısında bu hükme göre, kamulaştırmaya uğrayacak büyük ve orta araziden sahibine bırakılan parçanın yerini toplu olmak şartıyla sahibi seçerdi. Fakat, komisyona yapılan son teklif ise, sahibine bırakılacak toprağın sahibi tarafından değil; “ köy ihtiyar heyetince” seçilmesi yönündeydi. Menderes’e göre, bu son teklif, akılcı bir düşünceye uygun değildi. Ayrıca, böyle bir teklifin kabulü keyfîliğe yol açacaktı.
Sayfa 56 - Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu tasarısına Menderes'ten eleştiri·Kitabı okuyor
Can Uysal
Menderes, bu konuda şöyle demektedir: “Örneğin, 20 000 dönümü elinden alınacak bir yurttaşın kendisine bırakılacak 1000 dönümü kendisinin seçmesi mantıkî ve insanî düşünceye elbette uygundur. Fakat, (yeni teklifle) 1000 dönümü İhtiyar Heyeti seçecekti. İhtiyar heyeti, yani toprağı alacak olanlar, beğendikleri 19 000 dönümü alacaklar ve beğenmedikleri yerden 1000 dönümü ayırıp eski sahibine bırakacaklardır”.
Utopia'da kötü bir şey yapmaya niyetlenen, bu kötülüğü gerçekten yapmış kadar tehlikeye girer. Çünkü Utopialılara göre, bir suçu tasarlamak, o suçu işlemekten farksızdır.
Sayfa 77
Alıntı
Can Uysal
Her ne kadar böyle bir iyimser yaklaşsa da Thomas More, Ütopya adasında yaşam alanı tıkanırsa başka ada ülkelerine savaş açıp (bir nevi sömürgeciliği ve emperyalizmi destekliyor) o ada ülkesini istilasını destekliyordu