Can Uysal

Selçuklular kuşkusuz, Müslüman Orta Asya ve Horasan'a ge­len ilk Türk grubu olmadıkları gibi, Bizans sınırlarına ulaşan ilk göçebe istilacılar da değillerdi; 4.yüzyılda Hunlar, sonra da Sabir­ler, Avarlar, Hazarlar, Bulgarlar, Peçenekler ve başka Altay ya da Türk gruplar Bizans sınırlarına dayanmışlardı.
Sayfa 21·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Can Uysal

, bir kitabı okumaya başladı
A.C.S. Peacock
8.6/10 · 68 okunma
16.yüzyıl sonu:
Anadolu halkının ahvaloi Vasıti'nin kaleminde şöyle dile gelmekteydi: "Memleketler harab ve reaya ve beraya dağlar başında ızdırabda olduğundan gayri niceleri çiftin ve çubuğun dağıdup, öküzün satup, at edinüp. saban demirin tüf enge değişüp, öğendere kullanırken ögöndere kullanırken ağa başlayup, bilcümle gani ve fakir ve civan ve piri kimi atlu ve kimi sekban olup ata binüp kılıç kuşanup, semt semt kal'alar ve palangalar ihdas edüp ... , •
Sayfa 32·Kitabı okuyor
Avusturya orduların uzun menzilli tüfek kullanması
Bir raporda, Macar cephesindeki durumla ilgili olarak, "Mart ayına dek Budin ile Peşte kal'alarında 5-10 bin tüfengçi gelüb dahil olmaya el-'iyazu billah-i te'ala hal müşkil olur. .. "denilirken bir başkasın­ da da; "Melunların askerleri ekser piyade ve tüfeng-endaz olmağla asakir-i İslamın ekseri atlu olub piyadesi az olduğundan gayri tüfenge mu'tad üstad­ları nadir olmağla hin-i mukabelede ve kal'a muhasarasında azim ızdırab çekilür." cümleleriyle durumun vahameti ortaya konuyordu.
Sayfa 27 - 1593-1606 Avusturya-Osmanlı Savaşları·Kitabı okuyor
lngiltere Krallığı'nda dilencilik ve serserilik yasaklanmış, Fransa'da ise işsiz-güçsüz takımı deniz ötesi sömürgelere sürgün edilmişlerdi. Buna karşı tıpkı Osmanlı imparatorluğu gibi çoğu Avrupa ülkesi de başıboş gençlerin suç işlemesinin önüne geçememişti. Nitekim 1649 yılında Londra'da basılan bir eser, o günlerde çok yaygın olan eşkıyalığın şiddetini şu cümlelerle dile getirmekteydi: "Senin çantalar dolusu paran var ve şimdi elimde bir kılıçla bir hırsız gibi evine girdiğimde, dikkatlice bak bana. işte ben de bir hırsız gibi sana, cüzdanını ver, ver cüzdanını efendi, yoksa boğazını keseceğim diyeceğim."
Sayfa 26·Kitabı okuyor