"Alnımın teri ile, kafamın çalışmasıyla elde ettiğim toprakları verirken acı duymaz değilim. Hissim vardır. Herhangi biriniz böyle bir şeye uğrarsa ne yaparsınız? araya insanların menfaati giriyor. Bir tabir vardır, El başından saç yolmak kolay’ derler. Başından saçı yolunmayan bunun acısını bilmez ki”
Sayfa 58 - CHP Eskişehir milletvekili Emin Sazak·Kitabı okuyor
“... Benim gönlüm Türk çiftçisinin, şunun bunun kulu olmasına razı değildir. Ben istiyorum ki, Türk çiftçisi kendi toprağının, kendi emeğinin kulu olsun” demiştir.
Sayfa 58 - CHP Manisa milletvekili Feyzullah Uslu·Kitabı okuyor
“ Bir toplumun toprakta çalışan çiftçisi kendi işletmesine yeter toprağa sahibi kılınmazsa, bir toplumun insanları evsiz barksız, yurtsuz bulunursa, ... savaş sonunda azgın seller halinde bütün diyarlara akacak olan ideolojik fikirlerin çeşit çeşit zehirleri nereden geldiği sezilmeyen bir takım etkiler yaparak, toplumu, millî yapıyı içinden kaynatır ve kökünden rahatsız eder. Eğer, ... çiftçi ve toprak işi düzenlenirse toplumu hiçbir rüzgar sarsamaz”.
Menderes, toprak reformu konusunda, Meclis görüşmelerinde, iki tarafın olduğunu; bunlardan ilkinin, işi sadece politika yönünden ve bir sosyal adalet konusu olarak aldıklarını ve dolayısıyla, “ aşırı ölçülere” kadar gittiklerini; diğerinin ise, ekonomik ve ziraî gerçekleri ön plana alarak meseleyi “ serinkanlı ” değerlendirdiklerini ve barışık tedbirler istediklerini düşünmektedir. Menderes, kendisini, herhalde, bu iki taraftan ikincisinde görmektedir.Menderes’in, Meclis içinde gözlemlediği bu iki grubun varlığı, çok yanlış bir saptama değildir. Toprak reformunu daha çok sosyal ve siyasî açıdan değerlendiren birinci gruptaki aydın ve memurlar tasarıya destek verirken; meseleyi daha çok teknik ve ekonomik açıdan değerlendiren hemen hepsi geniş toprak sahibi olan ikinci gruptaki Milletvekilleri ise tasarıya karşı çıkmaktaydılar.