Ali Nazik | Anıl Basılı
Bir okul var, adı Sütliman… Ama içi fırtınalı.
Ve umutları soluyor. Tam da o anda, sessiz sedasız bir çocuk giriyor devreye.
Ali Nazik.
Adı kadar yumuşak sesli ama kararlı adımlarla yürüyen bir çocuk. Kırk takla atanların, “özür dilemem” modasının hüküm sürdüğü bir çağda o, bambaşka bir yol seçiyor: Nezaketle direnmek.
Yanına aldığı ekip de cabası:
Bela Hüsnü’nün isyankar enerjisi, Çiçek’in tertemiz umudu, Vefa’nın derin sessiz gücü ve Munis Öğretmen’in rehber ışığı… Bir araya geldiklerinde okul sadece kurtulmuyor; yeniden doğuyor.
Bu kitap sadece çocuklara hitap etmiyor.
Yetişkinlerin unuttuğu cesareti, dostluğu ve “hâlâ iyi kalabiliriz” inadını hatırlatıyor.
Kitabı okuduğumda fark ettim: Okudukça içimdeki paslanmış “iyi olma” dürtüsü yeniden çalışmaya başladı. Her bölümde biraz daha cesaretlendim, biraz daha umutlandım. Anıl Yazarın kalemi o kadar doğal ve samimi ki, sayfalar bitince “Ben de yapabilirim” dedirtiyor.
Eğer son zamanlarda “Dünya çok kötü, elimden ne gelir ki?” diye düşünüyorsan…
Bu kitap herkes için . Nazik olmanın aslında en güçlü duruş olduğunu hatırlatıyor.
Sütliman Okulu’na gelmeye hazır mısın?
İçindeki nazik devi uyandırmaya?
Eğer son zamanlarda “Dünya fazla sert, ben ne yapabilirim ki?” diye düşünüyorsan…
Ali Nazik’in yoluna bir göz at. Belki de cevap tam orada.