Puan vermedi
#OkudumBitrdim Muhabbet tılsımı/Hüseyin Rahmi Gürpınar Yazarın tüm kitaplarını severek okuyorum. Bu eserinde de yine hicivli anlatımı, mizahi tarzıyla uzun zamandır okuduğum acılarla dolu kitaplardan sonra çok iyi geldi bana. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Muhabbet Tılsımı romanı, Fakir mahalledeki Ali Bekir'in Konağa evlatlık olarak girmesiyle başlayan olay örgüsü çerçevesinde , Adnan Şemi paşa Konağı ve avanesi etrafında şekillenen, aşk acısıyla sevdiklerini kendine bağlamak isteyen insanların çareyi muska, büyü ve tılsımlarda arayışını anlatıyor. Bu zaafı fırsata çeviren üfürükçüler, sahte hocalar ve çıkarcı kişiler, insanların duygusal zayıflıklarını kullanarak onları sömürüyor. Yazar, Mizahi ama eleştirel bir anlatımla , hurafelere karşı halkın ne kadar musait olduğunu, bu işin ne kadar alıcısı olduğunu, cehaletin ne kadar tehlikeli olduğunu gözler önüne seriyor. Romandaki asıl tehlike tılsımın kendisi mi, yoksa insanların çaresizliklerini sömüren sahtekârlar mı? O zaman sizede bir muska tarifi vereyim belki lazım olur; "Yeni doğmuş çocuk kakası, hüthüt yumurtası, dökülüp ezilmiş Kırlangıç gagası, yarasa derisi, farenin gerisi, üç yüz pirenin ezilip zerrin nigâr tohumu ve nöbet şekeriyle karıştırılarak saf macun halinde yenmesi."(Arka kapak yazısı) Bu işlerin demekki alıcısı varmış ki rağbet görüyor. Maalesef günümüzde de devam ediyor bu işler.
Muhabbet TılsımıHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 2023227 okunma
8/10
·85 syf.··
2026 66. kitabı
Zezé’yi Şeker Portakalı’nda o minicik, kalbi kırık çocuk haliyle sevmiştik ya hani... Güneşi Uyandıralım’da da ergenliğinin o deli hırçınlığına ortak olmuştuk. İşte Delifişek’te artık karşımızda koskoca bir yetişkin var. Onu büyürken izlemek gerçekten çok tuhaf bir duygu; sanki mahalleden çok yakın bir çocukluk arkadaşının büyümesini, hayata atılmasını izlemek gibi. Kitaba başlarken içimi kaplayan o eski, tanıdık sıcaklık, sayfaları çevirdikçe yerini biraz hüzünlü bir olgunluğa bıraktı açıkçası. Zezé artık on dokuz yaşında bir genç adam. İçindeki o ele avuca sığmaz, hayalperest çocuk tamamen gitmemiş tabii, adı üzerinde, hâlâ tam bir delifişek. Özgürlüğün peşinden gidiyor, delice aşık oluyor, hatalar yapıyor, hayatı hep uçlarda, rüzgâra karşı yaşıyor. Ama o dışarıdan görünen fırtınalı kabuğun altında, küçüklüğünden beri ruhuna işleyen o yalnızlık ve anlaşılma özlemi hiç değişmemiş. Beni bu kitapta en çok sarsan şey de bu oldu galiba. O büyük olaylardan, gürültülü sahnelerden ziyade, bir insanın büyüme sancısını, o kendi içindeki sessiz çelişkilerini o kadar içten anlatmış ki yazar... Zezé’nin koruyucu babasıyla yaşadığı o çatışmaları, hayata tutunma çabasını okurken Vasconcelos’un o yumuşacık kalemi yine kalbinize dokunuyor. Hüznü öyle bir anlatıyor ki, canınızı yakmıyor da içinizde bir yerleri ısıtıyor sanki. Kitap bittiğinde üzerimde hem bir hafiflik hem de sevdiğim birine veda etmenin verdiği o tatlı melankoli kaldı. Zezé’nin hikayesi bitti belki ama o yaralı, sevgi dolu çocuk her zaman bizimle bir yerlerde yaşayacak gibi hissettiriyor. Eğer yolunuz buralara kadar düştüyse, onun bu son vedasını eksik bırakmamak gerek. İnsanın kendi gençliğine, o kendi içindeki fırtınalara sarılması gibi bir şey bu kitap.
1000Kitap
DelifişekJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 202133,7bin okunma
Reklam
O kadar güzeldin ki
10/10
·184 syf.··
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 16:08
Ah Zezem yıllar sonra seninle tekrar bir araya gelmek o kadar güzeldi ki ... dünyanın "hassas kalpliler için bir cehhenem olduğunu " iliklerime kadar hissettirdin bana. Bu kitabı okurken hep şey derim herkes anne ve baba olmamalı bir çocuk her ne kadar yaramaz olursa olsun böyle bir muameleyi hakketmez. O yüzden herkesin okuyup ders çıkaracağı bir kitap olduğunu düşünüyorum. ,Zeze ailesinin taşınmasından dolayı mutsuz olur ve yeni evlerindeki bahçesinde bir şeker portakalı fidanına "Xururuca" arkadaşlık kurar, hayal gücünü de kullanıp gün içinde olanları anlatır. Yaptığı yaramazlıklarıyla tüm mahallede adını geçirmiş ve bir gün yaptığı bir yaramazlık sayesinde Portuga ile tanışır, gün geçtikçe bağlanır babası gibi görmeye başlar. Ve kitabın devamında ise Zeze' nin yaşadığı derin acılar, küçücük bir çocuğun kocaman yüreğiyle dünyaya fazla geldiğini anlatır. Okumayan kalmasın Zeze'yi :)
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,3bin okunma
8/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
Selamlar Genç olanlar ve ruhu gençlerle bir atanlar buradaysa size bir öneriden bahsetme geldim... Ankara'da özel bir üniversitede mimarlık okuyan genç bir kız.. Ailesi yıllar önce Almanya’ya gitmesine rağmen o bu topraklarda kalmış. Teyzesinin gözünün önünde çok sevdiği kuzenine dayanarak eğitimine devam etmeyi tercih etmişti.. Yıllar önce lisede iken tanıdığı ve platonik olarak vurulduğu Murat’a olan aşkını kırmızı kapaklı bir defterin sayfalarına dökmeye başlamış ve o sevdiği çocuk ailesi ile İstanbul’a gittiğinde bile yazmaktan hiç vazgeçmemişti! Şimdi ise okuduğu üniversitenin son senesinde ani bir karar değişikliği ile İstanbul’da okuyan kuzeninin okuluna yatay geçiş yapıp şansını bir de bu nazlı kız kulesinin olduğu şehirde denemek istemişti! Kimdi peki bu kız? Melek Güçlü! Soyadına tezat her seferinde asla bu gücün kendisinde olmadığını iddia eden güzeller güzeli bir içim su! Kader mi? Tercihleri mi bilmem... Yıllar sonra aynı üniversite koridorlarında Murat ile yeniden karşılaşmak ve bu kez kendini ona belli etmek, duygularını saklamaktan korkmamak o kolay mıydı? Peki ya Murat? Melek içinde büyüttüğü sevgiyle karşısındaki adamın aynı eski Murat olduğundan ne kadar emindi acaba? Buraya kadar fazla mı ileri gittim? Kibirli Galata ve Denizin ortasında tek başına bir kız kulesi sanki bu hikaye! Ama arada başka kalelerde var sanki!
Aşka Düşüş 1 - GalataMehtap Fırat · Ephesus Yayınları · 202637 okunma
Hayat bağlanmalardan ibarettir
Puan vermedi·185 syf.··
2026 2. kitabı
·
“Hayat bağlanmalardan ibarettir. Önce anneye… Sonra babaya… Aileye… Ardından "yaşama" ve "yaşamaya" bağlanma… Yaşama sevincini kaybetmiş kişiler bağlanamayanlardır. Birçok psikolojik sorunun kökeninde bağlanamamak ya da bağlanmanın şiddetini ayarlayamamak vardır. Ve bu duygusal kazanım ancak çocukluk yıllarında edinilir.” Emzirmeden birlikte uyumaya, aidiyet ilişkisinden ayrılmaya, süt annelikten tuvalet eğitimine, farkında olmadan bebeğe hissettirilen duygusal ve psikolojik şiddetten baba-bebek ilişkisinin sınırlarına varıncaya kadar pek çok konuyu "bağlanma" çerçevesinde değerlendiriyor. Bebeğin, kendisini tümüyle bebeğine bırakmış annesinin kucağında huzur bulmasıyla başlayan, yetişkinlik yıllarında romantik bağlanmalara kadar devam eden hayatın ana çizgisi görülen bağlanma konusunun irdelendiği bu kitap; kritik dönem olarak nitelendirilen 0-6 yaşın ne kadar önemli olduğu daha iyi anlayabilmemiz açısından önemli bir kaynak kitap. Ebeveynlerin, öğretmenlerin çocuklarla ilgili alanlarda çalışanların hatta bana göre kendini anlamlandırmak isteyenlerin de okuyup anlaması gereken bir kitap. İnsan davranışları tesadüfi ya da tepkisel değildir. Maruz kalınan davranışlar kadar hissettirilen duygular ve bağlar da çocukların davranışlarına, hislerine ve mizacının şekillenmesine etki eden bilinçaltında korunur. Çocuklar ne yaptığınızı unutsalar bile davranışlarınızın kendilerine ne hissettirdiğini unutmazlar ve ömür boyu o hissin şekillendirdiği karakterleriyle yaşarlar. Bu bilinçte olmamız ve yüksek farkındalıkla çocuklara yaklaşmamız çok önemli. Bu gibi kitaplar bahsettiğim bilincin yükselmesinde önemli rol oynuyor bu yüzden tavsiye ederim. Kitapta kullanılan dil oldukça akıcı, kavramlar pedagog yazarın bakış açısıyla yenilenerek anlatılmış ve anekdotlarla da davranışsal
İnceleme
Güvenli BağlanmaAdem Güneş · Timaş Yayınları · 20142,133 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 15:58
Anne ve babanın boşanma konuşmasında çocuklar paylaşılırken ikisinin de istemediği çocuk olduğunu duyduktan sonra insan iflah olur mu? Olmuyor, bir türlü olduramıyor Harriet o andan sonra. Üç farklı zamanda Malma’ya yapılan üç tren yolculuğu. Babasıyla birlikte çocuk Harriet, eşi Oscar’la yetişkin Harriet ve Harriet’ın kızı Yana. Başta kafa karıştırsa da zamanı, kişileri oturttuktan sonra rayların ve anıların üzerinde akıp gidiyor kitap. Kitap boyunca Harriet’a sarılmak istiyorum. Çocukluk yaraları hiç kapanmıyor, sonra da aynı yerlerden yaralanıyor. Ne kadar çabalarsa çabalasın kendi kaderini kızına da -annesizliği, sevgisini gösteremeyen babayı- yaşatıyor Harriet. Alex Schulman harika bir kurguyla delik deşik ediyor. Trenler hep annelerin kaldığı yere dönüyor. Yolda babalar kızlarını kaybediyor. Yalnız değilsin Harriet.
Malma İstasyonuAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20245,4bin okunma
Reklam
Reklam