Bazı insaları karanlık yapan ten renkleri değildir!
Puan vermedi·192 syf.··
2026 593. kitabı
Bu kitabı yüksek lisans yaptığım dönemde, bana göre oldukça marjinal ama bir o kadar da saygı duyduğum, fikirlerini ilgiyle dinlediğim bir hocamın önerisiyle okumuştum. Açıkçası kendi başıma kitapçı raflarında görsem elime alır mıydım emin değilim. Ama bazen bir kitabı değerli kılan sadece içeriği değil, onu hayatımıza sokan insanlardır. Köle de benim için biraz böyle bir kitap oldu. Hans Kirk’in Köle adlı eserini okurken sürekli aynı düşünce zihnimde dönüp durdu: İnsanlar neden birbirlerine bunu yapar? Bir insanın başka bir insan üzerinde böylesine bir hak iddia etmesi, onu satın alınacak, satılacak, çalıştırılacak bir nesne gibi görmesi nasıl mümkün olabilir? Kitap, siyah ve beyaz insanlar arasındaki ayrımı, kölelerle efendiler arasındaki uçurumu, lordların ve güçlülerin sahip olduğu ayrıcalıkları bütün çıplaklığıyla gösteriyor. Ancak bana göre anlatılan yalnızca kölelik değil. Bu eser aynı zamanda sınıfsal farklılıkların, eşitsizliğin, adaletsizliğin ve gücün insanı nasıl değiştirebildiğinin hikâyesi. Okurken zaman zaman kendimi hikâyenin dışına çıkarıp bugüne baktım. Aradan yüzyıllar geçmiş olsa da dünyanın birçok yerinde güçlü ile güçsüz arasındaki mesafenin hâlâ ne kadar büyük olduğunu düşündüm. Belki yöntemler değişiyor ama adaletsizlik çoğu zaman biçim değiştirerek yaşamaya devam ediyor. Ben dünyaya biraz farklı bakıyorum sanırım. Her insanın bu hayata yalnızca bir kez geldiğini düşünüyorum. Bu yüzden doğduğu andan itibaren birinin her şeye sahip olması, bir başkasının ise daha en baştan kaybetmiş olması beni hep üzmüştür. Bir çocuğun aç doğduğu, bir insanın sırf ten renginden, sınıfından ya da doğduğu yerden dolayı daha değersiz görüldüğü bir dünyayı anlamakta zorlanıyorum. Kitabı okurken içimde çocukça bulduğum bir istek de yeniden ortaya çıktı. Bazen
KöleHans Kirk · Yordam Kitap · 2018363 okunma
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:47
Algernon'a Çiçekler, zihinsel engelli olan Charlie Gordon'un zeki bir insana dönüşmek uğruna yaşadıklarını anlatıyor bizlere. Geçirdiği ameliyatın tüm tehlikeleri ve bilinmezliklerine rağmen "normal bir insan" olabileceğinin düşüncesi hemen ikna ediyor onu. Çocukluğunun puslu hatıraları ameliyat sonrasında yavaş yavaş netleşmeye başlıyor. Bugünkü davranışlarının nedenlerini, normal algıladığı davranışların aslında nasıl olduğunu, çevresindekilerin gerçek yüzlerini görmeye başlıyor. Dünyadaki en zeki insan olmaya yaklaşmışken zeki olmadan önceki haliyle insanların onu daha çok sevdiğini düşünmeye başlıyor. Sanki zekası arttıkça sevdiği insanlarla arasına kilometrelerce mesafe giriyor. Kitap da tam bu noktada insanın aklına şu soruyu getiriyor: İnsan gerçekten anlaşılmadığı yerde mi yalnızlaşır, yoksa fazla şey görmeye başladığında mı? Charlie’nin değişimi boyunca en etkileyici şeylerden biri de günlüklerinin diliydi bence. Kitabın başında yazım hatalarıyla dolu, çocukça görünen cümleler zamanla karmaşık düşüncelerle dolmaya başlıyor. Öğrenmesi gereken şeylerin çokluğu onu heyecanlandırırken geçirdiği değişimin boyutu da heyecanını artırıyor. Ama bu değişim yalnızca zekânın gelişimini değil, Charlie’nin kaybettiği saflığı da hissettiriyor. Başlarda dünyaya daha basit ama daha sıcak bir yerden bakarken, zamanla her şeyin ağırlığını fark etmeye başlıyor. Ayrıca deney hayvanı olan ve kendisiyle aynı yollardan geçen fare Algernon'u her gün gözlemlemeye çalışıyor. Başlarda zekasıyla kendine bir rakip olarak gördüğü bu fare, zamanla onun için bir yoldaş oluyor. Belki de onu kaybettiğinde bir parçasını kaybetmiş gibi hissetmesinin bir nedeni de onda kendisini, kendi geleceğini görüyor olmasıydı. Başına gelecekleri onda gözlemledikçe geldiği zeka düzeyiyle yapabilecekleri ve
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Charlie’nin Kalbi IQ’sundan Büyüktü
Puan vermedi·325 syf.··
2026 14. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 20:25
İnsan Olmak mı, Zeki Olmak mı? Bazıları Her Şeyi Bilir, Hiçbir Şeyi Hissetmez. Bazı kitaplar vardır; kapağını kapattığınızda hikâye biter. Bazıları ise son sayfadan sonra asıl hikâyeyi zihninizde başlatır. Algernon'a Çiçekler benim için ikinci türden bir kitaptı.Charlie Gordon'un satırlarıyla başlayan bu yolculuk, yalnızca bir zekâ deneyinin hikâyesi değil; insan olmanın, anlaşılmanın, sevilmenin ve yalnızlığın ne demek olduğuna dair derin bir sorgulama. Romanın en etkileyici taraflarından biri de anlatım biçimi. Charlie'nin ilerleme raporları, onun zihnindeki dönüşümün aynası gibi. İlk sayfalardaki kırık dökük cümleler, yazım hataları ve çocukça saflık zamanla yerini karmaşık düşüncelere, derin analizlere ve acı verici farkındalıklara bırakıyor. Okur olarak sadece bir karakterin değişimine tanık olmuyor, adeta onun zihninin içinde yürüyorsunuz.Ameliyattan önce Charlie'nin dünyası küçüktü ama huzurluydu. İnsanların ona güldüğünü değil, onunla güldüğünü sanıyordu. Sevildiğine inanıyordu. Oysa zekâsı arttıkça gerçekler de birer birer görünür hâle geldi. Bazen cehaletin bir perde değil, aynı zamanda bir sığınak olduğunu düşündüm. Çünkü bazı gerçekleri görmek, onları bilmemekten çok daha ağır olabiliyor.Kitap boyunca kendime sürekli şu soruyu sordum: İnsan gerçekten ne kadar bilirse o kadar mı mutlu olur? Charlie'nin yükselen zekâsı, ona kapılar açarken aynı zamanda insanlarla arasına görünmez duvarlar da örüyor. Çünkü zekâ, çoğu zaman insanı kalabalıklara değil, yalnızlığa yaklaştırıyor. İnsanların anlayamadıkları şeylerden ürktüklerini, kendilerinden farklı olanı dışlamaya ne kadar meyilli olduklarını bir kez daha fark ediyoruz.Romanın en vurucu yanı ise Charlie'nin yaşadıklarının yalnızca ona ait olmaması. Hepimiz hayatımızın bir döneminde birilerinin eğlencesi,
1000Kitap
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
En akıllı insan bile saçmalar bazen..
5/10
·198 syf.··
2026 61. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 14:02
Charlie'nin Büyük Cam Asansörü, Charlie'nin Çikolata Fabrikası'nın devam kitabı olarak Charlie Bucket, ailesi ve Bay Wonka'nın büyük cam asansörle çıktıkları sıra dışı macerayı anlatıyor. Uzay yolculuğu, tuhaf icatlar ve beklenmedik olaylarla dolu bu macerada Roald Dahl yine hayal gücü yüksek bir dünya kuruyor. Ancak kitap, Charlie’nin Çikolata Fabrikası’ndaki kadar büyüleyici ve akıcı hissettirmedi. İlk kitaptaki atmosfer burada daha zayıf kalmış. Özellikle yetişkin bir okur için bazı bölümler fazla çocukça ve basit gelebilir, bu yüzden zaman zaman sıkıcı hissettirebiliyor. Eğlenceli fikirleri olsa da Charlie'nin ilk macerasındaki akıcılığı yakalayamadığını düşünüyorum. Yine de çocuk okurlar için eğlenceli, yaratıcı ve keyifli bir macera kitabı olduğunu düşünüyorum..
Roman
Charlie'nin Büyük Cam AsansörüRoald Dahl · Can Çocuk Yayınları · 20202,522 okunma
Benim Düsüncem
Puan vermedi·528 syf.··
2026 4. kitabı
Aslında kitap güzel baya beyendim.bazi insanlara göre karmaşık geleblir ancak daha sonradan insan anlıyor. Yazım dili evet biraz karışık ve pek anlaşılmıyor. Karekterlerin 2 tane ismi olunca ve soyadları baya karışıklık olunca insanın anlaması biraz uzun sürebiliyor. Kitap karekterleri olan odkan ve pervayi çök seviyorum. Gerçekten en cok acı çeken odkan oldu. Ancak en sinirime giden sey Bengi, abi malmisin amk, tamam bu dünyaya yeni adım atmış olabilirsin ancak bu dik başlilik ne aq. Perva bengiyi kurtarıyor Bengi 'beni koruma, ben kendimi korurum' diyor, o zaman siktir git öl amk, çok merkali isen ölmeye büyür kapı açik. Gerçekten serinin ilk yerlerinde baya gicikti. Pervaya karşı soyledihi laflar bir düşmana söylenemz AQ. Bide çıkmış babasının intikamını alıyor. Tamam al birşey demiyorum ancak senin baban lgorun ailesini öldürürken Ekaterina kendi elleri ile delirtirken öyle bir baba mi var, tamam Benginin gelecehi için, peki ongunu niye dövüyordu, öyle babanın ben amk. Gerçekten zaten Bengi evet ilerleeyen bölümlerde biraz güçleniyor ve savaşmaya başluyor ancak surkli siktir git diyor pek anlamıyorum. Bazen çok yanliş kararlar alıyor. Çocukça davranıyor pek anlamıyorum. Zaten sevdihim kız kaekter Natasha, yani Bengi gibi dehil daha güçlü. Neyse kitap güzel ama Bengi gıcık
Duzah 1Hazel Noya · Ephesus Yayınları · 2025442 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2026 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 19:47
öncelikli olarak söylemeliyim ki, yazarı antipatik bulduğum için kitabı okuyasım gelmedi. ama sonunda okudum ve bitirdim. düşüncelerim ise pek iç açıcı değil. koca koca adamların bu denli çocukça davranması bir kitapta olsa bile beni rahatsız etti. yazarın ne yaptığını bilmemesi ve bunu satır aralarında sıkça belirtmesi de hoşuma gitmedi. farklı bir tarz ama sevemedim.
1000Kitap
Soytarı ÇiçekleriOsamu Dazai · Kapra Yayıncılık · 20243,807 okunma