Giriş Yap
192 syf.
·
Puan vermedi
yazarın okuduğum 2ci kitabı, bu daha çok beğendim ve diğer kitaplarını da merak ettim artık. bir konuya farklı farklı bakış açısından bakmak amacıyla, yabancı yazarlarla beraber yerli yazarları da okumak ve kıyaslamak ( kendi doğrularımıza uyan kısımları benimsemek ) çok faydalı
Bağırmayan Çocuklar
8.7/10 · 450 okunma
Reklam
320 syf.
·
Puan vermedi
Montessori denildiğinde herhalde herkesin aklına mini mini mobilyalar ve bu mobilyaları, eşyaları kullanarak gerçek hayata hazırlanan çocuklar geliyor ilkin. Günümüzde, pek çok şeyde olduğu gibi bu alanda da ticarete dökülen bu anlayışı uygulamanın aslında bu kadar zahmetli ve pahalı olduğunu düşünmüyorum. Dikkatli, bilinçli ve nazik bir tavırla çocuğu yaşadığımız hayata dahil etmek, sorumluluk vermek, kendini keşfetme yolculuğunda önünde durmamak, yapabileceği görevleri ondan sakınmamak, mücadele edip üstesinden gelebileceği alanlar yaratabilmek, fiziksel gücünü keşfetmesine müsade etmek, evin eşyanın, düzenin, temizliğin derdine bir süre düşmemek, tüm bunların hepsi Montessori metodu bana göre. Peki kim bu Maria Montessori ve bu kitap ne anlatıyor? Montessori İtalya’nın ilk kadın doktoru unvanını alarak tıp fakültesini bitirmiş bir bilim insanı. Zamanının çok ötesinde değer yargıları olduğu bu kitaptan kolaylıkla anlaşılabilir çünkü hala geçerli ileri sürdüğü görüşler. Eserde çocuğun emici zihni ile dünyayı algılayışını anlatıyor ayrıntılarıyla. ( 0-6 yaş grubu). Mükemmel bir potansiyel fakat güçsüz bir beden ile doğan çocukların, tüm hayatlarını etkileyecek 0-3 yaş arası dönemlerinin büyük bir gizem olduğuna dikkat çekerek, bu dönemi nasıl değerlendirebileceğimiz, bundan da önemlisi bu dönemde nasıl bir anlayışla yaklaşmamız gerektiği konusuna değiniyor. Zeka, dil ve el konularında ayrı, dikkat çekici bölümler var. Kitap embriyo, yani fiziksel gelişim ile başlayıp okul öncesi çağı ile sona eriyor. Özellikle son bölümler okul öncesi ve sınıf öğretmenleri için mesleki anlamda yaratıcı düşünceler sunuyor. Elbette benim gibi elli beş kişilik sınıf mevcutlarının olduğu okulda bunları uygulayabilmek imkansıza yakın ama pratiğe dökülmese de çocuğa bakışı olumlu anlamda değiştirebilecek her cümle faydalıdır. Anneler, babalar, öğretmenler başta olmak üzere ilgi duyan herkesin okumasını öneririm. Toplum olarak daha iyiye evrilmemizin tek yolu geleceğin yetişkinlerini şimdiden doğru yetiştirebilmekte saklı çünkü. Ve bu eğitim okulla değil, dünyaya getirmekle başlıyor.
208 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca
Çocuklar için yazılmış masal kitabıdır ama masallar uyutmak için, bu kitap uyandırmak içindir. Geçmişten günümüze sömüren yöneticiyi ve sömürülen, baş eğmek zorunda kalan halkı, harika bir alegorik anlatımla ele alan, yüzyıllardır var olan ırk savaşlarını kendilerine rant sağlamak için kullanan "dünya liderlerini" filler ve karıncalar üzerinden yeren muhteşem distopik bir kitaptır.
Yaşar Kemal
, modern çağda köleleştirilmek istenen toplumların,köleleştirme yöntemlerini ustaca anlatır: Önce savaşırlar, sonra barışçıl olduklarına inandırırlar. Tutsak edip özgürlüklerini onlara bağışladıklarını düşündürürler. Suni taraflar oluşturup bütün olmalarını engellerler. Kimliklerinden sıyırıp benliklerini unutttururlar. İçten parçalayıp birbirlerinden nefret etmelerini sağlarlar. Dillerini unutturup asimile ederler. Düşünmelerini ellerinden almak için bir takım oyuncaklar icat ederler. Eğitim kurumlarıyla ,basın yayın organlarıyla, kendi lehlerine propaganda yapan borozanlarıyla -dini kurumlar- bir toplumu aslında hiç var olmamış gibi hissettirip yok ederler. Toplum o kadar köleliğe alışır ki, bunu meziyet sanar ; armağan olarak sunulan şeylerin kendi emekleri olduğunu unutup şükrederler. Kitap; asimilasyon, emperyalizm, işci sınıfı oluşumu, modern kölelik,sorgulamaya bile cesaret edemeyen halk gibi daha bir çok buna benzer konuya değiniyor. Ve en önemlisi : "Yeryüzünün bütün karıncaları birleşince" filleri yenebileceklerini düşünmemizi sağlıyor. Bu muazzam kitabı okumamı sağlayan kişiye buradan teşekkür etmeyi borç bilirim.
144 syf.
·
Beğendi
·
Puan vermedi
"Her çocuk bir çiçektir" mesajını veren bu kitap konuyu öğretmen öğrenci ilişkisi üzerinden izah etmiş. Yazar kitabında öğretmenlere diyor ki "sizin karşınızda farklı isimlerde, farklı karakterlerde, farklı hassasiyet ve özelliklerde onlarca çiçek var. Siz ya bir bahçıvan edasıyla bu çiçeklerle ilgilenirsiniz; onları besler, büyütürsünüz ya da ilgilenemezsiniz ve o çiçekler solar siz de o çiçek mezarlıklarında birer bekçi olursunuz...
Reklam
102 syf.
·
2 günde
·
Puan vermedi
Belki hala ülkenin bir yerlerinde Hasan gibi çocuklar vardır, hangisinden haberimiz oluyor ki? Aile ve çevre baskısıyla katil olmak zorunda kalıp, annesini öldüren 9 yaşında Hasan’ın ve güzelliği dillere destan olan annesinin hikayesi… Yaşar Kemal 1950 yılında Kozan Hapishanesinde yatarken tanışmış olduğu bir çocuğun başından geçenlerden esinlenerek yazmış Yılanı öldürseler’i. Öyle etkileyici, öyle üzücü ki. Yüreklenen dokunan muhteşem bir kitaptı.
Yılanı Öldürseler
8.5/10 · 13,3bin okunma
Reklam
2
1000
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42