Puan vermedi
Değiştir – Cemile Kurtaş Bazı romanlar, okuyucusuna nesiller boyunca süren sessizliklerin kapısını aralar.Değiştir de tam olarak böyle bir roman. Sevgili yazarımız Cemile Kurtaş, görünürde bir ailenin çatırdayan düzenini anlatırken, aslında kuşaktan kuşağa aktarılan travmaları, öğrenilmiş davranış kalıplarını ve değişimin ne kadar zor olduğunu sorguluyor. Romanın merkezinde Agâh var. Öfkesini bir zırh gibi kuşanan, sevgiyi ve kırılganlığı sert tavırlarının ardına saklayan bir baba... Karşısında ise suskunluğu kader gibi taşıyan Âsi ve babalarının gölgesinde kendi kimliklerini oluşturmaya çalışan çocuklar bulunuyor. Her biri, geçmişin yüküyle mücadele ederken kendi yolunu bulmaya çalışıyor. Kitap boyunca zihnimde tek bir soru dolaşıp durdu: İnsan, ailesinden miras aldığı yaraları gerçekten aşabilir mi? Birçoğumuz hayatımızın bir döneminde “Ben asla annem ya da babam gibi olmayacağım” demişizdir. Ancak geçmiş, çoğu zaman fark etmeden davranışlarımızı ve seçimlerimizi şekillendirmeye devam eder. Yazar da tam bu noktada okuru kendi hayatına dönüp bakmaya davet ediyor. Romanda beni en çok etkileyen unsur ise “çamurdan baba” metaforu oldu. Bu güçlü imge, yalnızca otoriteyi ve sevgisizliği değil, aynı zamanda görünenden daha kırılgan bir yapıyı da temsil ediyor. Yazar; kadınların, çocukların ve sessiz kalmaya zorlananların iç dünyasını büyük bir ustalıkla yansıtıyor. Değiştir, rahatlatan bir aile romanı değil; aksine düşündüren, sorgulatan ve zaman zaman insanı kendi geçmişiyle yüzleştiren bir eser. Kuşaklar arası travmalar, aile içi ilişkiler ve değişimin mümkün olup olmadığı üzerine güçlü bir anlatı okumak isteyenlere tavsiye ederim. Çünkü bazen değişim, geçmişten kaçmakla değil; onunla yüzleşmekle başlar.
DeğiştirCemile Kurtaş · Edebiyatist Yayınevi · 202616 okunma
Puan vermedi
"Bir özür dilememek için kırk takla atanların dünyası... Neden, diye düşündü Ali Nazik. Bir başkasından özür dilemek, hata yaptığını düşündüğünde bir adım atabilmek, birilerine yardım etmek, nazik olabilmek... Bunun nesi kötü olabilirdi?" Bu soru aslında yalnızca Ali Nazik'in değil, hepimizin sorusu. Çünkü günümüzde özür dilemek çoğu zaman bir zayıflık, hata kabul etmek bir yenilgi gibi görülüyor. Oysa Ali Nazik, tam tersine, insanı güçlü yapan şeyin nezaket ve empati olduğunu gösteriyor. Roman boyunca Ali Nazik'in yolu Bela Hüsnü, Çiçek, Aysel, Vefa, Hasan, Hazan, Zamir ve Munis Öğretmen ile kesişiyor. Onları bir araya getiren şey tesadüf değil; her şeye rağmen iyi kalabilmeleri, birbirlerine destek olmaları ve umudu kaybetmemeleri. Bu yönüyle kitap, dostluğun ve dayanışmanın gücünü etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor. "En çabuk kirlenen ellerimiz değil, kalbimiz oluyor. " Kitabın belki de en çarpıcı cümlesi bu. Çocuklara yönelik yazılmış olsa da bu söz yetişkinlerin de üzerinde uzun uzun düşünmesi gereken bir gerçeği hatırlatıyor. İnsan bazen dış görünüşüne, başarılarına ya da sahip olduklarına önem verirken kalbini ihmal edebiliyor. Kırgınlıklar, önyargılar, bencillikler ve öfke zamanla kalbi kirletebiliyor. Ali Nazik ise okuruna kalbini temiz tutmanın, iyi kalmanın ve vicdanını korumanın önemini anlatıyor. Ali Nazik, nezaketin zayıflık değil güç olduğunu anlatan, dostluğu, umudu ve vicdanı merkeze alan değerli bir çocuk romanı. Çocuklara yalnızca okumalık bir hikâye sunmuyor; hayat boyunca yanlarında taşıyabilecekleri değerleri de kazandırıyor. Modern dünyanın karmaşasında kalbini temiz tutmak isteyen tüm çocuklar ve içindeki çocuğu inceliklerle büyütmek isteyen yetişkinler için…
Ali NazikAnıl Basılı · Timaş İlk Genç · 202655 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·64 syf.··
2026 38. kitabı
Kimi zaman karşılaştığımız bir durum karşısında elimizde olmayan tepkiler veririz. Bu tepki nerden gelir, tam olarak anlayamayız bile. Ama sonuçları bizi genelde olumsuz etkiler. İşte böyle durumlarda herkesin kendi zihninde olan durdurma ya da yönetme mekanizmasının devreye girmesi gerekir. Yapılması gerekenler; durumu anlama, nerden geldiğini çözme, yavaşlayıp nedenini düşünme ve krizi yönetme, sonrasında derin nefeslerle sonuca ulaştırma. Böylece hem durumu doğru anlamış oluruz hem de doğru tepkiler vererek gereksiz düşüncelere kapılmamış oluruz. • Vefa bize bu durumu kendi cümleleri ve başına gelen olaylarla çok güzel anlatıyor. Ve sonunda zihnini kontrol etmek üzere kendi düşünce kumandasını keşfediyor. Biz yetişkinlerin bize kimi zaman duygularımızı yönetmekte zorlandığımız zamanlar olurken çocuklar bu konuya daha yabancı olarak çok daha fazla zorlanırlar. Bu kitap sayesinde bunu başaracaklarına eminim, okuyunuz ve okutunuz mutlaka. Keyifli okumalar
Düşünce KumandasıBetül Karaca · Timaş Yayınları · 20262 okunma
Katalin Sokağı
9/10
·208 syf.··
2026 37. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 22:41
Katalin Sokağı’nda başlayan komşuluk hikayesinin, üç ailenin ve bu ailelerin çocuklarının hayatını ve bazılarınınsa ölümünü nasıl etkilediğine ilişkin nitelikli bir kurgu. Kitapta bölümler arasında anlatıcı farklılaşabiliyor, bazen de anlatılan kişiler değişiyor. İlk bölümde 50. sayfaya kadar olan kısımda dikkatten kaçabilecek ancak önemli detaylar gizli. Bu kısmı okurken sayfaları tekrar okuma gereksinimi duydum ancak anlatılmak istenen şeyi kavradıktan sonra kalan kısım çok daha akıcıydı. Bir aşk hikayesinin zaman ve yaşananlar nedeniyle nasıl farklılaşabileceğini, aşkı yaşayan kişilerin de değişimiyle aynı kişiler arasında yaşanan aşkın iki farklı kimliğe bürünebileceğini gördüm. Bazen araya yıllar, başka eşler, o eşlerden doğan çocuklar girse de yaşanmamış, insanın içinde ukde kalan şeylerin eninde sonunda insanı bir girdap gibi içine çekebileceğini hissettim . Güzeldi, Macar Edebiyatını sevdirecek bir eser.
Duygu ve Düşünce
Katalin SokağıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 2022811 okunma
Frankenstein
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:32
Frankenstein İyi geceler hissedenler, şimdi de size #ürkünçhikayeler #maryshelley 'den #frankenstein kitabıyla geldim. Victor Frankenstein'ın en büyük arzusu yaşamın nasıl başladığını keşfetmekti. Şiddetli fırtınaların yaşandığı bir gece, binasına düşen bir yıldırım deneyinin canlanmasını sağlar. Kitapta sadece bir kelimeyi sevmedim. O da bize ilerleyen zamanlarda ders vermek içinmiş, buna sevindim. Kitap bize resmen ders veriyor. "Çok merak cilde zarar" derler ya. Frankenstein, çok fazla merakı yüzünden başına bir şeyler geliyor. Çalışıp çabalamasını takdir ettim ama bunun da aşırısının zarar olduğunu unutmamalıyız. Her şeyin fazlası zarar. Bir yerde duymuştum: Bir şeyi değerinden fazla seversen zıddı olur diye. Bu eserde de böyle bir olay yaşıyoruz. Ben sevdim. Farklı düşünceler ve farklı eserler okumak güzel. Çocuklar için de güzel bence. Ve sürekli unuttuğum bir şey var: Bilinmeyen kelimelerin anlamlarını yazmaları çok iyi olmuş çocuklar için. Aynı zamanda resimler de harikaydı. Bu, dahil son 5 kitap için geçerlidir. Keyifli okumalar dilerim Herkese bir ders olsun, kimse Tanrı gibi davranmaya kalkmamalı.
FrankensteinMary Shelley · The Kitap Çocuk Yayınları · 202621,8bin okunma
8/10
·430 syf.··
2026 3. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 22:48
Afganistan gerçeklerini yaşayan iki kadın; Meryem ve Leyla.. Ve bu gerçeklere az da olsa tanık olan bizler.. Her şeyi en uçlarda yaşamak zorunda kalan kadınlar, çocuklar. Bir kadın olarak söyleyebilirim ki hayat bizler için çok acımasız. Bu kitapta bunu bir kez daha gördüm ve yaşadım. Şimdi Meryem'den başlamak istiyorum; En derin yaraları olan Meryem'den.. Evlilik dışı bir ilişkiden olmuş ve babasını bir gün görebilmek için gün sayan Meryem. Ah Meryem keşke bu kadar acı yüklenmeseydi o minicik yüreğine. Ve keşke sevgiyi en dibine kadar yaşayabilseydin; O kadar çok hakediyordun ki bunu. Sonun böyle olmamalıydı. Sevdiği bir insanı savunmasının, onun hayatını kurtarmasının bedeli bu olmamalıydı. Umarım kalbin o sevgiyi gittiğin yerde bulmuştur.. Ve Leyla.. O çok küçük ama bir o kadar da büyük, küçük yaşta olgunlaşmak zorunda kalmış bir kadın. Önce anne babasını sonra da sevdiği insanı kaybediyor. O kadar kayıptan sonra tek başına kalıyor. Ve işte burda Meryem'le hayatları kesişiyor. Birbirlerinin acıları, sevgileri onları iyileştiriyor. Meryem'in sonu kötü olsa da en azından Leyla mutlu oluyor. Ve Meryem'i her yerde yaşatıyor; belki bir ağaçta, belki okul sıralarında.. Ve kitaptaki bir gazelle bitirmek istiyorum; "Yusuf, Kenan iline dönecek, bırakın matemi, Ahırlar gül bahçesine dönecek, bırakın matemi, Bir tufan patlayıp tüm canlıları boğmaya kalkışsa, En güçlü kasırgayı bile aşacak Nuh gibi bir kılavuzunuz var, bırakın matemi. " Afganistan gerçeğini gerçekten yaşayarak okuyacağınız bir kitap. Şimdiden herkese keyifli okumalar...
İnsan ve Hayat
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,6bin okunma