Mark Twain'in bu eseri, çocuk edebiyatında kendine has ayrı yer tutmayı gerçekten hakediyor. Hikayemizde Tom'un haylazlıkları yüzünden okul ve kasabada meydana gelen gülümseten olaylarla beraber macera da hiç hız kesmiyor. Kitabın bir bölümünden sonra okumanızı, zaten istesiniz de yavaşlatamayacaksınız.
Teyzesinin himayesindeki Tom, üvey kardeşi Sid ve kuzeni Mary ile Missisipi nehri kenarında doğayla içe içe sevimli bir kasabada yaşarlar. Ne zaman ki tanık olmaktan kaçamayacağı olay Kızılderili Joe ile tesadüfen yollarını kesiştirene kadar!
Tom Sawyer, can dostu Huckleberry Fin ve aklını başından alan Becky Thatcher ile çocukluğunun en unutulmayacak anılarını sırasıyla yaşamaya başlayacaktır. Aşk, cinayet ve hazine üçgeni, kaçma, saklanma ve açığa çıkma çemberiyle hikaye boyunca sürekli içe içe geçecektir.
Yaramaz mı yaramaz ve uslanmaz görüntüsünün altında çok duygusal ve duyarlı olan Thomas Sawyer'ı okumak sizin de kalbinizi ısıtacak. Çünkü aklı havada da olsa, başında kavak yelleri de esse korkuları içinde, çocuk kalbiyle vicdadını duyabilecektir.
Dürüst olalım; 'Tom Sawyer'ın Maceraları" çocukluğuna özlem duyanların değil onun çocukluğunu hiç yaşamadığı için hala çocukluk hayalleri kuranların kitabı.
Yazarımızın hayat hikayesini araştırmakta fayda var. Mark Twain'in çocukluğu gibi hikayenin de içinden Missisipi nehri bir kervan gibi uzanıyor. Zaten doğaüstü insanüstünden üstün, tabiatsa en büyük şair değil midir?
Bence her çocuk için özgürlüğünün açıklarında onu bekleyen bir Huckleberry'si bir de Becky'si vardır...